(3402 S. K. m. 14) (3083 S. K. m. 2/G)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle, tapu kaydının yüzölçümü ile kapsadığı alan ile taşlık, kayalık olan bölümlerin ve davacıların hayvan otlattıkları bölümlerin tespit edilerek, bu bölümlerin dışında kalan bölümler üzerinde de davacılar yararına zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği yönlerine değinilmiştir. Bozma kararından sonra yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, taşınmazın yüzölçümü 146476.31 m2 kabul edilerek, fen bilirkişisi Hasan Sarılı'nın 21.3.2002 tarihli rapor ve krokisinde ( D ) ve ( E ) harfleriyle gösterilen bölümlerin tapu kayıt malikleri adına, aynı krokide ( A ), ( B ), ( C ) harfleriyle gösterilen bölümlerin de Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Hazinenin temyizi uzman bilirkişi haritasında ( D ) harfi ile işaretli 14708 m2, ( E ) harfi ile işaretli 123154 m2 yüzölçümünde davacı taraf adına tescile karar verilen bölümlerle ilgili hükme yöneliktir.
1- Uzman bilirkişi haritasında ( D ) harfi ile işaretli 14708 m2 yüzölçümünde davacı taraf adına tescile karar verilen bölümün davacıların dayandığı tapu kaydının yüzölçümü ile kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu olgular dikkate alınarak haritasında ( D ) harfi ile işaretli kesimin davacılar adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazinenin bu bölümle ilgili olarak oluşturulan hükme yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, Hazineden ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
2- Davalı Hazinenin aynı haritada ( E ) harfi ile işaretli 123154 m2 yüzölçümündeki bölümle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Ne var ki mahkemece bozma kararına uyulduğu halde Hazinenin temyizine konu ( E ) harfi ile işaretli bölüm yönünden bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle dava konusu taşınmazın içinde bulunan taşlık ve kayalık olan bölümler ile hayvan otlatılan bölümlerin saptanması gereğine değinilmiştir. Mahkemece taşlık olan kesimler belirlenmiş, bu bölümler ( A ), ( B ), ( C ) harfleri ile haritada gösterilmiştir. Ne var ki hayvan otlatılan kesimler bozma kararında öngörüldüğü şekilde belirlenmemiştir. O halde dava konusu parselin içinde kalan ve hayvan otlatılan bölümlerin belirlenmesi, uzman bilirkişiye düzenlettirilecek haritada işaret ettirilmeli, bu bölümler üzerinde hayvan otlatmak suretiyle sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça bir değer taşımadığı dikkate alınarak bu bölümlerin de Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeksizin ( E ) harfi ile işaretli bölüm hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, davacıların dayandığı tapu kaydının miktar fazlasından oluştuğu belirlenen davacılar adına tescile karar verilen haritada ( E ) harfi ile işaretli kesimin yüzölçümü 123154 m2 olduğu, davacıların paylaşmaya dayanmadığı dikkate alınarak davacıların ( E ) harfi ile işaretli kesim üzerinde koşullarının varlığı halinde sulu toprakta 40, kuru toprakta ancak 100 dönümlük bölümünün davacılar adına tesciline olanak bulunduğu halde, davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar gözardı edilerek tümünün davacılar adına tesciline karar verilmesi, sözü edilen kısıtlamalarla ilgili olarak yöntemine uygun şekilde Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden davacılar ile önceki zilyetlerin açık kimliklerinden söz edilerek aynı çalışma alanı içerisinde adlarına kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediğinin sorulup saptanmamış olması, ayrıca 3083 sayılı yasanın 2/G maddesi hükmü uyarınca dava ve temyize konu haritada ( E ) harfi ile işaretli bölümün sulu yada kuru toprak niteliğinde olup olmadığının DSİ. Bölge Müdürlüğünden sorulup saptanmamış olması da isabetsiz,
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile ( E ) harfi ile işaretli 123154 m2 davacılar adına tescile karar verilen bölüm hakkında oluşturulan hükmün BOZULMASINA, 12.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy