(3402 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanağı kayıtlardan yararlanmak suretiyle yerine uygulanması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 94 parsel sayılı taşınmazın davaya katılan Sabri ve Remzi adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan araştırma ve soruşturma sonunda dava konusu taşınmazın davacı tarafın dayandığı dava dışı 93 ( 3529 ) parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş isede yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı taraf dava dışı 93 ( 3529 ) parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 9.2.1938 tarih 32 sayılı sicilden gelen ve ifraz yoluyla oluşan 25.9.1952 tarih 49 sayılı tapu kaydı ve bu kaydın tedavülü olan 16.3.1977 tarih 38 sayılı tapu kaydına dayanmıştır. Dayandığı tapu kaydının kuzeyinde sınır yeri olarak Ziver tarlası tarif edilmiştir. Ziver tarlasının dava konusu taşınmazın kuzeydoğusunda komşu 91 ( 3474 ) parsel sayılı taşınmaz olduğu dava konusu 94 parsel sayılı taşınmaza kuzeyde komşu olmadığı dosya içeriği uzman bilirkişiler Kemal ve Kemalettin tarafından düzenlenen haritalı rapor ve dosya içeriğiyle saptanmıştır. Öte yandan çekişmeli 94 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde komşu 92 parsel sayılı taşınmazın hazinece kamulaştırıldığı halen eylemli biçimde Subay lojmanları olarak kullanıldığı belirlenmiştir. Hal böyle olunca davacının dayandığı tapu kaydının kuzey sınırı açık kalmıştır. Kaldı ki kamulaştırılan taşınmazın yalnızca davacı tarafın dayandığı tapu kaydında kuzeyde Ziver tarlası olarak sınır yeri tarif edilen taşınmazdan kamulaştırılmadığı dava dışı başka kişilerin taşınmazlarının da kamulaştırıldığı anlaşılmaktadır. Kural olarak kayıtların değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olması yada tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden birinin yada bir bölümünün açık kalması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca kayden kapsamının yüzölçümü ile belirlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Davacının dayandığı tapu kaydının miktarından fazlası ile dava dışı 93 ( 3529 ) parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü dikkate alındığında dava konusu 94 parsel sayılı taşınmazı kapsaması olanaksızdır. Kural olarak resmi kayıt ve belgelere aykırı düşen yerel bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilmesi olanaksızdır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz,
Sonuç: Davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy