(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle, mahkemece 2000 m2'lik bölüme ek olarak 13675 m2'lik kısmın A. Öztürk mirasçıları adına, geriye kalan 10.000 m2'lik bölümünde davalı Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 2859 sayılı yasa uyarınca yapılan yenileme çalışmaları nedeniyle nizalı parsel ile birlikte komşu parsellerinde yüzölçümlerinin mahkemece belirlenmesi gerektiğine değinilerek yüzölçümleri açık bırakılmak suretiyle kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, eski 425 yeni 19 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri M. Akdemir ve O. Özdemir'in krokili raporunda A harfi ile ve kırmızı boyalı olarak gösterilen 13675 m2'lik kısmın A. Öztürk mirasçıları adına, aynı krokide geriye kalan ve C harfiyle yeşil boya ile gösterilen 5.860 m2'lik kısmında Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro komisyonunca davacıların miras bırakanı A. Öztürk adına tescile karar verilen 2000 m2 yüzölçümündeki bölüm dışında kalan davalı Hazine adına tescile karar verilen 23765 m2 yüzölçümündeki kesime yöneliktir. Davalı Hazinenin temyizi ise haritada A harfi ile gösterilen 13675 m2 yüzölçümü de davacı A. Öztürk mirasçıları adına tescile karar verilen bölümle ilgili hükme yöneliktir. Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma kararı dışında kalan yönler kesinleşir. Dosya içeriğine ve duruşma tutanaklarına yansıyan bilgilere göre dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 2859 sayılı yasa uyarınca yenileme çalışmalarının yapıldığı, dava konusu 425 parsel sayılı taşınmazın 19 parsel sayısı altında yenileme tutanağının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan araştırma ve soruşturma sonunda dava konusu eski 425, yeni 19 parsel sayılı taşınmazın dava ve temyize konu bölümü üzerinde tespit gününde adlarına tescil kararı verilen zilyetleri davacılar yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, taşınmazın gerçek yüzölçümünün 21.535 m2 olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen deliller uzman bilirkişilerin 15.7.2003 günlü haritalı raporu ile belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre davalı Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, mahkemece eski 425, yeni 19 parsel sayılı taşınmazın sınırında komşu dava dışı komşu eski 416, 421, 417, 420, 424, 426 yeni 9, 10, 11, 14, 16 ve 22 parsel sayılı taşınmazların dava konusu olmadığı dikkate alınarak sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak 2859 sayılı yasa uyarınca düzenlenen tutanakların ve eki belgelerin yöntemine uygun şekilde yenileme tutanaklarının düzenlenmesi ve askı ilanlarının yapılması için kadastro müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken, karar yerinde bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy