(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine ile davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 123 parsel sayılı 94500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Hamza'nın 124 parsel sayılı 39500 m2 yüzölçümündeki taşımaz Hayta'nın zilyet olduğundan söz edilerek ve tapu kaydına dayanılarak Süleyman mirasçıları adına, 125 parsel sayılı 30500 m2 yüzölçümündeki taşınmaza Hamza'nın 132 parsel sayılı 20500 m2 yüzölçümündeki taşınmaza H.Mehmet'in 133 parsel sayılı taşımaza Naime'nin zilyet olduğu ve 20 dönümü geçtiğinden söz edilerek hazine adına tespit edilmiştir. Ahmet tapu kaydına dayanarak 125,132 ve 133 parsel sayılı taşınmazların Sadık mirasçılarına ait bulunduğunu ileri sürerek Hayta'da 124 parsel sayılı taşınmaza zilyet bulunduğunu ileri sürerek dava açmışlardır. Sadık mirasçıları M.Can ve arkadaşları Ahmet Şadi yanında davaya katılmışlardır. tespitten önce davacı Hamza ile eşi Hamza kızı Şemsi'nin Asliye Hukuk Mahkemelerinde açtıkları tescil davaları görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Dava dosyaları birleştirildikten sonra mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı Hayta, Şemsi ve müştereklerinin davasının reddine, davacı Şadi ve müştereklerinin davasının kabulüne, 123,124,125,132 ve 133 parsel sayılı taşınmazların Sadık mirasçıları Emine ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine, davacı Muzaffer, Sevim, Zekiye, Sıdıka, Mehmet ve Münire ile Mümtaz tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafın dayandığı dava dışı 123 ve 124 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören T.sani 322 tarih, 19 sayılı sicilden gelen K.sani 1327 tarih, 58 sayılı ve Nisan 297 tarih, 5 sayılı sicilden gelen K.Sani 1327 tarih 61 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen deliller ile komşu taşınmazların tespitlerine dayanak yapılan tapu kayıtlarının denetimi ile belirlenmiştir. Başkaları adına tapuda kayıtlı taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazine, davacı Muzaffer, Sevim, Zekiye, Sıdıka, Mehmet ve Münire ile Mümtaz'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 7.800.000 TL ilam harcının Mehmet ve Münire ile Mümtaz'dan ayrı ayrı,alınmasına ayrıca geriye kalan 6.650.000 TL'nin Sevim ila arkadaşlarından alınmasına, 24.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy