(3402 S. K. m. 16, 20)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü.
Karar: Davacı hazinenin temyizi 10, 11, 12, 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükme yöneliktir.
Davacı hazinenin temyizine konu 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitine dayanak yapılan davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının yüzölçümü ile kapsamında kaldığı, öte yandan dava konusu 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazın tümü ile 12 parsel sayılı taşınmazın 19.700 m2 yüzölçümündeki bölümünün de kadastro tespitine dayanak yapılan davalıların dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı 10, 11, 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükümlere yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, 10,11 ve 12 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitine dayanak yapılan tapu kaydının 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların tümü ile 12 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü kapsadığı sözü edilen kayıtta tarif edilen sınır yerlerinin değişebilir ve genişletilmeye elverişli olduğu, bu nedenle kapsamının 3402 sayılı kadastro kanunun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümü ile belirlenmesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında dava konusu 12 parsel sayılı taşınmazın 9250 m2 yüzölçümündeki kesimini kapsamadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı ve SIVAT YERİ olduğu, 12 parsel sayılı taşınmazın 19700 m2 yüzölçümündeki kesiminin ise davalıların dayandığı tespite dayanak yapılan tapu kaydının kapsamında kaldığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Sıvat yeri niteliğindeki taşınmazlar üzerinde, sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular göz önüne alınarak dava ve temyiz konusu 12 parsel sayılı taşınmazın güney kesiminden kuzey kesimine doğru 9250 m2 yüzölçümündeki bölümünün ifrazı ile bu bölümün 3402 sayılı Kadastro Kanunun 16/B maddesi hükmü uyarınca SIVAT YERİ olarak sınırlandırılmasına 12 parsel sayılı taşınmazın 19700 m2 yüzölçümündeki kesiminin ise tespit maliki davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken 12 parsel sayılı taşınmazın tümünün tespit malikleri davalılar adına tesciline karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: 1- Az yukarda açıklanan hukuksal nedenlerle davalı hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 10, 11, 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Az yukarda açıklanan hukuksal nedenlerle davalı hazinenin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile 12 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA, 8.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy