(1086 S. K. m. 388)
Taraflar arasında kadastro tesbitine itirazdan doğan davanın yapılan yargılaması sırasında yerel mahkemece oluşturulan 8.2.2001 günlü 2001/44-44 E-K sayılı hükmün davalı hazinenin temyizi üzerine dairemizin 14.9.2001 günlü ve 2001/2175-5646 E-K sayılı ilamında açıklanan nedenlerle hükmün bozulduğu yerel mahkemece dairece sevk edilen bozma kararına uyulmayarak önceki günlü hükümde direnilmesi üzerine dava dosyasının Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderildiği, Hukuk Genel Kurulun 2003/7-682-552 E-K sayılı 8.10.2003 günlü ilamı ile, yerel mahkemece oluşturulan direnme kararının, yeni hüküm niteliğinde olduğu belirtilerek dava dosyasının dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece az yukarıda tarih ve sayısı açıklanan daire bozma kararına uyulmadığı halde, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazlarla ilgili tespit tutanakları ve dayanakları belgelerle ilamlar istenmiştir. Bu yapılan işlemler daire bozma kararına eylemli biçimde uyma niteliğindedir. Ne var ki bozma kararı gerekleri de tümü ile yerine getirilmemiştir.
O halde öncelikle hükmüne eylemli olarak uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma ve soruşturma ve uygulama yapılmalı bozma kararı gerekleri tümü ile yerine getirilmeli, özellikle dava dosyalarının tefrikinden önce ve tefrikinden sonra mahkemece yapıldığı belirlenen keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi düşüncelerinin birbiri ile çelişkili olduğu, dava dosyalarının tefrikinden önce yapılan keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişinin dayanılan tapu kaydının taşınmazlara uyduğunu dava dosyalarının tefrikinden sonra ise mahkemece yapılan keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişinin, tutulan tapu kaydının taşınmazlara uymadığını açıkladığı halde mahkemece bu çelişki üzerinde gereği gibi durulmamış tefrikten önce davacı tanığı olarak dinlenen H. Satılmış'ın tefrikten sonra yapılan keşifte usule aykırı bir biçimde yerel bilirkişi olarak dinlenmiş, olmasının nedenleri hüküm yerinde gösterilmediği gibi mahkemece bu çelişki de gözardı edilmiştir. Böylesine yetersiz sağlıksız soruşturma ve bozma kararında açıklanan biçimde araştırma uygulama yapılmış olması isabetsizdir. O halde az yukarıda açıklanan çelişkiler üzerinde gereği gibi durulmalı aykırılıklar gidilmeli, hükmüne eylemli biçimde uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma ve soruşturma yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy