(1086 S. K. m. 567)
Dava: Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 07.06.2005 günü belirlenen saatte temyiz eden Feyyaz Belpınar ve arkadaşları vekili Av. Fahrettin Özyön geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava niteliği ve içeriği itibariyle 1522 (1029) ada 39 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir.
Mahkemece 1522 (1029) ada 39 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan dava ve temyize konu muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki davaların dinlenebilmesi için davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması gerekir. Gerçekten hukuki yarar dava koşuludur. Davanın 27.4.1999 gününde açıldığı dosya içeriğiyle belirlenmiştir. Aidiyetinin tespiti istenen, dava ve temyize konu muhdesatın, üzerinde bulunduğu 1522 (1029) ada 39 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava gününden önce 26.6.1995 tarihinde açılan ortaklığın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine karar verildiği getirtilen dosya içeriği ile belirlenmiş ise de sözü edilen ilamın (hükmün) kesinleşip kesinleşmediği belli değildir. Hal böyle olunca sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için ortaklığın giderilmesi davası sonucunda oluşan davanın reddi doğrultusundaki hükmün kesinleşip kesinleşmediğinin duraksamasız belirlenmesi gerekir.
O halde, mahkemece sözü edilen, 17.7.1996 günlü 1995/253-1996/322 E-K sayılı ilamın taraflarına yöntemine uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği araştırılmalı, tebliğ edilmiş ise hangi günde kesinleştiği duraksamasız belirlenmeli, tebliğ edilmemiş ise sözü edilen ilam 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve nizamnamesi uyarınca yönteme uygun biçimde taraflarına tebliğ edilmeli, hükmün kesinleşmesinin beklenilmesi, özellikle aidiyetin tespitine yönelik davanın açıldığı günde ortaklığın giderilmesi davasının derdest olmasının zorunlu olduğu bu olgunun dava koşulu olan hukuki yararla sıkı sıkıya bağlı olduğu dikkate alınmalı ve mahkemece ortaklığın giderilmesi davasına bakan Sulh Mahkemesi yönünden saptanan bu hukuki olgunun usulün 567. maddesi hükmü uyarınca ön mesele olarak beklemesinin zorunlu olduğu düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular üzerinde durulmaksızın işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Sonuç: Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir ve tespit edilen 400.000.000.-TL (400.-YTL) Avukatlık parasının davacı taraftan alınarak davalılara verilmesine, yatırılan harcın ilgilisine iadesine, 07.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy