(3402 S. K. m. 12, 14) (1086 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Mustafa Yandı ile davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1835 parsel sayılı 8480 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kim ya da kimlerin zilyetliğinde olduğu kesin olarak bilinemediğinden söz edilerek davalı hazine adına tesbit edilmiştir. İbiş Akı ve arkadaşlarının itirazlarının kadastro komisyonunca reddedilmesi üzerine, davacılar Mustafa Yandı ve Mehmet Akı miras yolu ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece usule ilişkin Yargıtay bozma kararına uyulduktan ve davacı Mehmet Akı dışındaki İbiş Akı mirasçıları davaya dahil ettirildikten sonra davacı Mustafa Yandı'nın davasının reddine, Mehmet Akı'nın davasının kabulüne, 21.6.1995 havale günlü haritada (12) rakamı ile gösterilen 845 m2'lik bölümün davacı Mehmet Akı, geriye kalan bölümün davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Mustafa Yandı ile davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı hazinenin temyizi dava konusu 1835 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 21.6.995 günlü haritada kırmızı çizgilerle gösterilen (12) rakamı ile işaretli davacı Mehmet Akı adına tescile karar verilen kesimle ilgili hükme, davacı Mustafa Yandı'nın temyizi ise aynı haritada kırmızı renklerle çizili (2) rakamı ile gösterilen bölümle ilgili hükme yöneliktir.
1- Dava konusu 1835 parsel sayılı taşınmazın hazinenin temyizine konu haritasında kırmızı renklerle çizili (12) rakamı ile işaretli bölümü üzerinde tesbit gününde adına tescile karar verilen zilyed davacı Mehmet akı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
2- Davacı Mustafa Yandı'nın temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece, davacı Mustafa Yandı'nın tespite karşı itiraz etmediği, davacı Mustafa Yandı yönünden tespitin kesinleştiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kural olarak tespite itiraz etmeyen ya da itiraz edip aleyhindeki komisyon kararına karşı yasal süresinde dava açmayan gerçek ya da tüzel kişiler yönünden tespit ya da komisyon kararı kesinleşir. Kuşkusuz ilgililerin koşulların varlığı halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesi hükmüne dayanarak sözü edilen hak düşürücü süre içerisinde genel mahkemede dava açmaları olanak dahilindedir. Ne var ki, 1835 parsel sayılı taşınmaz hakkında başkaları tarafından açılmış kadastro mahkemesinde görülmekte olan bir dava bulunduğuna göre Mustafa Yandı'nın davası usulün 53 ve onu izleyen maddeleri hükmüne göre katılma nitelindedir. O halde davacı Mustafa Yandı'dan delilleri, sorulup, saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, bundan sonra adı geçenin davasının 1835 parsel sayılı taşınmazın haritasında kırmızı renklerle çizili (2) rakamı ile gösterilen kesimine yönelik olduğu dikkate alınarak bu konuda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek işin esası hakkında sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek adı geçenin davasının reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de Mustafa Yandı'nın davası hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın esastan reddine karar verilmesi dahi isabetsiz,
Sonuç: Davacı Mustafa Yandı'nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy