(2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca tetkiki davacı Türk Telekom A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Davacı Türk Telekom A.Ş. vekili müvekkili davacı şirkete ilişkin yer altı tesislerinin davalı şirket adına yapılan kazı çalışmaları sırasında hasara uğratıldığını, 5.247.292.856 TL alacağın tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine, davalının yaptığı itiraz üzerine takibin durdurduğunu öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra-inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır. Davalı Tavlaşoğlu A.Ş vekili öncelikle zaman aşımı definde bulunmuş aksi durumda davanın esastan reddini savunarak %40 icra-inkar tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davalının Soma İcra müdürlüğünün 2000/1270 s. takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 782.918.891 TL asıl alacak ile bu miktar üzerinden işleyecek olan ticari faizi ile birlikte devamına tarafların inkar tazminatına ait taleplerinin asıl alacağın belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilmiş, hüküm davacı Türk Telekom A.Ş tarafından temyiz edilmiştir.
Dava niteliği ve içeriği itibariyle tacir ya da (tacir sayılan) taraflar arasında haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminata dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece az yukarda saptanan dava niteliği dikkate alındığında yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava dilekçesi içeriğine göre davacı taraf işletme zararlarını da istemiştir. Ne var ki mahkemece işletme zararının dayanağı kayıt ve belgeler davacı tarafa ibraz ettirilmemiştir. Öte yandan hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacı tarafa ilişkin tesislerin bulunduğu yerde sözü edilen ve haksız fiil olarak nitelendirilen olayın meydana gelmesi halinde alternatif bir sistemin bulunması gerekeceği yolundaki uzman bilirkişi düşüncesinde de somut olay gözönüne alındığında kanuni bir dayanak bulunmamaktadır. O durumda davacı tarafa işletme zararının dayanağı kayıt ve belgeler ibraz ettirilmeli, bundan sonra sözü edilen kayıt ve belgelerle birlikte dava dosyası uzman bilirkişiye tevdi edilerek ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalıdır. Nitekim davacı tarafın işletme zararlarına ait kayıt ve belgelerin dosyada bulunmadığı olgusu uzman bilirkişi Adnan Akboyraz tarafından düzenlenen raporda da açıklanmıştır. Öte yandan karar yerinde hüküm altına alınan miktara uygulanan faizin niteliği belirlenmeksizin mahkemece hükmedilen alacağa avans faizi uygulanması gerekirken ticari faiz uygulanması da doğru görülmemiştir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy