(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 5.7.2005 günü belirlenen saatte temyiz eden Erdoğan Turan ve arkadaşları vekili Av. Gülser Özmey Güneş geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava niteliği ve içeriği itibariyle 735 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ifrazı sonucu oluşan 3604 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir. Aidiyetinin tespiti istenen muhdesatın, üzerinde bulunduğu taşınmazda davacı tarafın paydaş olmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davanın daha geniş kapsamlı eda davası niteliğinde olmadığı tartışmasızdır. Davalı taraf kesin hükme dayanmıştır. Kesin hükmün koşulları usulün 237.maddesinde duraksamasız açıklanmıştır.
Kural olarak yanlar arasında koşulları usulün 237. maddesi hükmünde açıklanan biçimde kesin hükmün varlığından söz edilebilmesi için dayanılan hukuksal nedenin, tarafların ve davanın konusunun (müddeabihin) aynı olması zorunludur. Ne var ki davalı tarafın tutunduğu Kocaeli Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 22.12.2000 gün, 1999/559- 2000/768 E. K. sayılı ilamının içeriği, niteliği ve kapsamı ile ilamda taraf olarak gösterilen kişiler dikkate alındığında yanlar arasında kesin hükmün bulunmadığı tartışmasızdır. Kuşkusuz kesin hüküm olmasa bile sözü edilen ilam güçlü delil niteliğindedir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre güçlü delilin aksi de daha güçlü delille kanıtlanabilir. Ne var ki sözü edilen ilamda davalı taraf aidiyetinin tespiti istenen dava ve temyize konu muhdesatta davacı tarafın oturduğunu duraksamasız açıklamıştır. Öte yandan mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere ve dosya içeriğine göre aidiyetinin tespiti istenen muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiği belirlenmiştir.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak 735 ada 1 parsel sayılı taşımazın ifrazı sonucunda oluşan 3604 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine,
Sonuç: Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davacı taraf yararına takdir ve tespit olunan 400 milyon lira avukatlık parasının davalı taraftan alınarak, davacılara verilmesine, 05.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy