(1086 S. K. m. 73) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı M. N. Kater ve H. Boyer tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Az yukarıda sözü edilen kuralın ayrık hali maddi yanılgıya dayalı bozma kararına uyulmuş olması kazanılmış hak oluşturmaz.
Kural olarak kadastro davaları lehine tesbit ya da kadastro komisyonunca tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Daha açık bir anlatımla kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Bu olgunun ışığı altında somut olayda tesbit maliki dava dışı kişi durumunda bulunan Ö. Boyer'in davada taraf olması zorunludur. Ne var ki, Ö. Boyer'e dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek davada taraf koşulu oluşturulmamıştır. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tesbit maliklerinden dava dışı kişi durumunda bulunan Ö. Boyer'e dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçen yargılamaya geldiğinde kendisinden davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek işin esası hakkında bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece taraf koşulu oluşturulmaksızın işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de tesbit maliki olmayan ve usulün 53. ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca açılan davaya yöntemine uygun biçimde katılmayan bu nedenle davanın gerçek tarafı olmayan H. Boyer'e yöneltilen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken bu olgu gözardı edildiği gibi adı geçene yargılama gideri de yükletilmiş olması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy