(3402 S. K. m. 14, 16)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Nezaket Yavuz tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 332 parsel sayılı 77.250m2, 399 parsel sayılı 62.750m2, 420 parsel sayılı 55.750m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Tesbitten önce, davacı Recep Öner tarafından, davalı İmar ve İskan Bakanlığı aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine açılan tapu iptali davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında davacının ölümü nedeniyle davayı, mirasçıları takip etmişlerdir. Mahkemece 332 ve 399 parsel sayılı taşımazlar hakkındaki davanın feragat nedeniyle, 420 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın ise esastan reddine, taşınmazların davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Nezaket Yavuz tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmü temyiz eden, davacı Recep mirasçısı Nezaket Yavuz 28.3.2000 günlü dilekçe ile dava ve temyize konu 420 parsel sayılı taşınmaz dışında kalan taşınmazlarla ilgili davasından yöntemine uygun şekilde feragat etmiştir. Feragat, kabul gibi irade beyanları usulün 151. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde belgelendirilmiş olmak koşulu ile kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Öte yandan davacı Recep mirasçısı Nezaket Yavuz feragatten dönmeyi haklı gösterecek haklı, hukuksal bir neden öne sürmemiştir. Dava ve temyize konu 420 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafın tutunduğu 1936 tarih 97 tahrir sayılı mera sınırı itibariyle değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı bu niteliğiyle kapsamının yüzölçümü ile belirlenmesi zorunlu bulunan vergi kaydının miktar fazlasından oluştuğu vergi kaydında sınır yeri olarak tarif edilen mera sınır yeri ile eylemli durumun birbirini doğruladığı gerçekten taşınmazın sınırındaki eylemli biçimde komşu kamu malı niteliğindeki meraya el atılarak kazanıldığı, dosya içeriği ile belirlenmiştir. Bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik, süresi ne olursa, olsun hukukça değer taşımaz. Kaldı ki, bir an için, aksi düşünülse bile davacı tarafın dayandığı 1936 tarih 97 tahrir sayılı vergi kaydı, komşu 421 parsel sayılı taşınmaza revizyon görmüş, dava dışı komşu 421 parsel sayılı taşınmaz ise tescil hükmü ile oluşan tapu kaydına dayanılarak davacı taraf adına tescil edilmiştir. Tescil hükmünün kesinleştiği gün ile kadastro tesbitinin yapıldığı günler arasında yasada ön görülen iktisap sağlayan 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresi de geçmemiştir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Nezaket Yavuz'un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy