(3402 S. K. m. 14, 20) (1086 S. K. m. 45, 275)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 13.9.2005 günü belirlenen saatte temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne izafeten Balıkesir Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekili Av. Reşide Özen geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 2900 parsel sayılı 8400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Sadık Balyalı, dava dışı 2911 parsel sayılı 16900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise başka tapu ve vergi kaydına dayanılarak davacı Mehmet Emin Ağa Vakfı adına tespit edilmiştir. Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili 2911 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini, miktar eksikliğinin davalı taraf adına tespit edilen 2900 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne 25.5.1994 tarihli uzman bilirkişi haritasında yeşil renklerle taralı 170 m2 yüzölçümündeki kesimin dava dışı 2911 parsel sayılı taşınmaza eklenerek 2911 parsel sayılı taşınmazın 17070 m2 yüzölçümü ile Mehmet Emin Ağa Vakfı adına, dava konusu 2900 parsel sayılı taşınmazın 8230 m2 yüzölçümü ile davalı Sadık Balyalı mirasçıları Mecbur ve Meral Balyalı adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Vakıflar İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar ayrı ayrı tapu kayıtlarına dayanmışlardır. Davacı taraf kendi adına tespit gören dava dışı 2911 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören K.Sani 1931 tarih 168 sayılı davalı taraf ise dava konusu 2900 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören T.Evvel 313 tarih 78 sayılı sicilden gelen 14.7.1978 tarih 40 sayılı tapu kaydına dayanmıştır.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Tarafların dayandığı tapu ve vergi kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri, komşu taşınmazın tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada, keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
Dayanılan kadastro tespitlerine dayanak yapılan tapu ve vergi kayıtlarının dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz yada taşınmazlarla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilmeli, bundan sonra dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulmalı, vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve tutunulan tespite esas tapu ve vergi kayıtlarının kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğu özellikle dikkate alınmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu ve vergi kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada kaydın revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar özellikle gözönünde tutulmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu 2900 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 2911 parsel sayılı taşınmazın tespite dayanak yapılan tapu ve vergi kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, taraf tapularının oluşma nedenleri üzerinde durulmalı, öte yandan yanlar arasındaki uyuşmazlığın ortak sınıra ilişkin olup, olmadığı düşünülmeli, kural olarak, uyuşmazlığın ortak sınıra ilişkin olduğunun kabul edilebilmesi için tarafların tutunduğu kök tapu kayıtlarının birbirini doğru şekilde sınır okuması gerektiği dikkate alınmalı, gerektiğinde kök tapu kayıt maliklerinin onaylı nüfus aile kayıt tablosunun örnekleri getirtilerek bu yön irdelenip resmi kayıtlarla denetlenmeli, ayrıca davacı Vakıflar İdaresinin tutunduğu tapu kaydının yüzölçümüne göre adına tespit yapılan dava dışı 2911 parsel yüzölçümünün eksik davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının yüzölçümüne göre adlarına tespit edilen dava konusu 2900 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün fazla olduğu dikkate alınmalı, vergi kayıtlarının mülkiyet belgesi olmadığı ortak sınırın saptanmasına esas alınamayacağı düşünülmeli, tapulu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağı gözönünde tutulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Vakıflar idaresinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davacı taraf yararına takdir ve tesbit olunan 400 milyon lira avukatlık parasının davalı taraftan alınarak davacı vakıflar idaresine verilmesine, 13.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy