(3402 S. K. m. 14, 29, 46)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü.
Dava ve temyize konu 240 ada 21 parsel sayılı taşınmazın davalı hazinenin tutunduğu ve tespite esas alınan 4753 ve 5618 sayılı yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Esasen yanlar arasında bu konuda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunun 46/1 maddesi hükmünce koşullarının varlığı halinde bu nitelikteki taşınmazların zilyetleri adına tespit ve tescil edileceği belirtilmiştir. Dava konusu taşınmazın hazinenin tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı ne var ki, hazinenin dayandığı taşınmazı kapsadığı belirlenen tapu kaydının oluşturulduğu güne kadar adına tescil kararı verilen zilyedi davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 46/1 maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen deliller ile yerel mahkemenin hüküm yerinde gösterdiği diğer gerekçelerle belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı hazinenin az yukarda sözü edilen taşınmazla ilgili hükme yönelen sair temyiz itirazlarının reddine, ne var ki, davacı M. davasını 3402 sayılı kadastro kanununun 29. maddesi hükmüne dayanarak ortak miras bırakanı T. terekesi adına açmıştır. Mahkemece bu olgu göz önüne alınarak taşınmazın ortak miras bırakan T. mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmesi zorunludur. Mahkemece ortak miras bırakan T.nin tüm mirasçılarını gösterecek şekilde aile nüfus kayıt tablosunun onaylı örneği getirtilmediği gibi davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalarla ilgili olarak herhangi bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. O halde öncelikle ortak miras bırakan T. mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı aile nüfus kayıt tablosu getirtilmeli, davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesi hükmünde bir kimsenin aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle edinilebileceği toplam taşınmaz miktarının sulu toprakta 40 kuru toprakta 100 dönüm olduğu düşünülmeli, ortak miras bırakan T. ile mirasçıları yönünden yasada sözü edilen kısıtlamalarla ilgili araştırma ve soruşturma yapılmalı, bu nedenle davacı ve ortak miras bırakanın ve mirasçılarının açık kimliklerinden söz edilerek aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden adlarına başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Tapu Sicil Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taşınmazın davacı M. adına tapuya tesciline karar verilmiş olması isabetsiz davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.9.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy