(3402 S. K. m. 28)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Kadastro Müdürlüğünü temsilen hazine vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 147 ada 67 parsel sayılı taşınmaz, Bekir kızı 1938 doğumlu Fikriye Ceylan, 184 ada 73 parsel sayılı taşınmaz ise Ahmet kızı 1940 doğumlu Fikriye Ceylan adlarına ayrı ayrı tespit edilmiştir. Davacı Mehmet kızı 1940 doğumlu Fikriye Ceylan Kadastro Müdürlüğünü hasım göstererek baba adının Mehmet olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne 147 ada 67 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki Fikriye Ceylan'ın Bekir olan baba adı ile 1938 olan doğum tarihinin ve 184 ada 73 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki Fikriye Ceylan'ın Ahmet olan baba adının iptaline, taşınmazların Mehmet kızı 1940 doğumlu Fikriye Ceylan adına tapuya tesciline, 107 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı Kadastro Müdürlüğünü temsilen hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, kadastro davaları, lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adlarına tescile karar verilen gerçek kişi ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları, hakları çatışanlar arasında görülür. Hal böyle olunca, taşınmazların kadastro tespit tutanağını yasal olarak düzenlemekle görevli bulunan yönetimin davada husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nitelikteki davaların tespit maliki ya da malikleri aleyhine açılacağı, davada sicillerin doğru tutulmasında devlet ve dolayısıyla hazinenin sorumlu olduğu gözönüne alınarak husumetin hazineye yöneltileceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın husumet yönünden reddine, tutanak ve eklerinin kütüklerin devri halinde tapu sicil müdürlüğüne, aksi halde Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 21.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy