(3402 S. K. m. 19)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 112 ada 11 parsel sayılı taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak ve davacı tarafın taşınmazda zilyet olduğu, kütüğün beyanlar hanesinde gösterilerek davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı taraf kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Kural olarak kadastro davaları lehine tespit yada kadastro komisyonunca adlarına tescile karar verilen gerçek yada tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Mahkemece bu olgu dikkate alınarak tespit maliki olmayan ve başkaları tarafından açılan davaya usulün 53 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca katılmayan davalı Köy Tüzel Kişiliğine yöneltilen davanın husumet yöni1nden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Öte yandan davacı taraf zemine yönelik olarak dava açmıştır. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşe göre çoğun içinde az da var kuralından hareket edildiğinde, koşullarının varlığı halinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmünün davacı yararına uygulama olanağı vardır. Ne var ki 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmü uyarınca mahkemece muhdesat olarak nitelendirilen ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilen kavak ağaçlan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesinde tanımlanan muhdesatlardan değildir. Belli bir süre içerisinde ekonomik yarar sağlamak ve sanayide kullanılması amacıyla kesilmesi zorunludur. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak kavak ağaçlarının muhdesat olarak kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de kavak ağaçlarının adedi, taşınmaz üzerindeki ağaçların yaşları gösterilmiş, konumlarının gösterilmemiş olması dahi isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy