(818 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı A. mirasçıları İ. ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı A. vekili, davalıya ait kereste atölyesinde çıkan yangının müvekkili davacıya ait atölyeye sıçraması sonucunda atölyede büyük hasar meydana geldiğini öne sürerek toplam 43.992.000.000.- TL. maddi tazminatın haksız eylemin meydana geldiği günden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı N. vekili, davanın öncelikle husumetten, aksi taktirde esastan reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı A. mirasçıları İ. ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava niteliği ve içeriği itibariyle tacir ya da tacir sayılan taraflar arasında haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminata ilişkindir. Mahkemece yangının çıkış nedeninin tespit edilemediği açıklanan Polatlı Cumhuriyet Savcılığı'nın hazırlık evrakı kapsamı ile İtfaiye Müdürlüğü yangın raporu esas alınarak yangının davalının kusurlu hareketinden doğduğu ispatlanamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de yerel mahkemenin hükme esas aldığı gerekçe, dosyadaki delillerle bağdaşmamaktadır.
Kural olarak bina malikinin, binanın imal ve bakımı nedeni ile 3. şahıslara verilecek zararlarda B.K. 58. maddesi hükmü uyarınca kusursuz sorumluluğu bulunmaktadır. Yangın sonrasında itfaiye memurları ve zabıta görevlilerinden önce yangın mahalline geldiği anlaşılan ve aynı mahalde işyerleri bulunan tanıklardan R., evinin yatak odasından dışarı baktığında davalı N'nin ardiyesinden alevler çıktığını gördüğünü, diğer bitişik ardiyelerde henüz yangın olmadığını, giyinip evinden aşağı inene kadar yangının diğer ardiyelere dağıldığını, tanıklar H. ve K. da, yangın mahalline geldiklerinde davalı N'nin ardiyesi ile dava dışı H'nin ardiyelerinin yanmış olduğunu, davacı A'nın ardiyesinin de bir kısmının yanmakta olduğunu gördüklerini, daha sonra yangının büyüyüp yayıldığını açıkladıkları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Söz konusu tanıkların gerek hazırlık soruşturması sırasında, gerekse mahkemece alınan beyanları birbirini tamamlamakta ve doğrulamaktadır. Bu beyanların aksine yangının başka bir yerden, ya da başka bir şekilde çıktığına ilişkin dosyada delil, bilgi ve belge bulunmamaktadır.
O halde saptanan tanık beyanlarına değer verilerek yangından dolayı davalının sorumlu tutulması gerektiği kabul edilip, buna göre hüküm kurulması gerekirken ve özellikle illiyet bağı ve sorumluluğun tayini hakime ait iken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek ve dosya içeriğine uygun düşmeyen uzman bilirkişi raporunun hükme dayanak yapılarak davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy