(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Mehmet Elieyioğlu tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 352 ada 10 parsel sayılı 1613.50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Şenol, Dursun, Osman ve Ömer İnam adına tesbit edilmiştir. Askı ilan gününden önce İsmet Elieyioğlu'nun itirazı kadastro komisyonunca kabul edilerek taşınmaz Osman İnam ve 20 paydaşı adına tespit edilmiştir. Davacı Mustafa Elieyioğlu taşınmazda miras bırakan babası Ömer'den gelen miras payı bulunduğunu ileri sürerek, davacı Şenol, Dursun, Osman ve Ömer İnam ise taşınmazın 1/3 payının anneleri Zeynep'ten 1/3 payının da İhsane Elieyioğlu'ndan babaları Osman'ın satın aldığını ve miras bırakanları Osman'dan miras yoluyla geldiğini 1/3 payının da Mustafa ve Ahmet Elieyioğlu'ndan kendilerince satın alındığını öne sürerek ayrı ayrı dava açmışlardır. Dava dosyaları birleştirildikten sonra yapılan yargılama sonunda davacı Mustafa'nın davasının reddine, Şenol ve arkadaşlarının davasının kabulüne, dava ve temyize konu 10 parsel sayılı taşınmazın Şenol, Dursun, Osman ve Ömer İnam adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Mehmet Elieyioğlu tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Mehmet Elieyioğlu'nun temyizi 352 ada 10 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yöneliktir.
Mahkemece hüküm yerinde gerekçeleri gösterilmeksizin 352 ada 10 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak davacılardan Mustafa'nın davasının reddine, davacı Şenol ve arkadaşlarının davasının kabulüne, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Kural olarak Anayasaya göre mahkeme kararlarının doyurucu nitelikte gerekçeli olması zorunludur.
İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında dava ve temyize konu taşınmazın öncesinin kim ya da kimlere ait olduğunun sağlıklı biçimde belirlenmesi gerekir. Ne var ki, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu duraksamasız belirlenmemiştir. O halde yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişileri de hazır olduğu halde dava ve temyize konu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı duraksamasız belirlendikten sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise taşınmazın hangi mirasçının ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği belirlenmeli, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın yapıldığının kabulü için miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçıların bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri her bir mirasçının kendi payına aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekeceği düşünülmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık dikkate alınarak tutanak bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, gerektiğinde az yukarıda açıklanan konularda tutanak bilirkişilerinden de olaylara dayalı bilgi alınmalı, dava ve temyize konu taşınmaza dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları denetlenmeli, uzman bilirkişiden ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hükmü temyiz eden Mehmet Elieyioğlu'nun kadastro komisyon kararına karşı dava açmadığı temyizinin kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen paya yönelik olduğu gözönünde tutulmalı ve kesinleşen yönlerde dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davalı Mehmet Elieyioğlu'nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy