(3402 S. K. m. 14, 19)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı İzni A. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 104 ada 4, 5 ve 6 parsel sayılı sırasıyla 3547,72 m2, 487733,19 m2 ve 3605,94 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tutanaklarında açıklanan hukuksal olgulara dayanılarak dava dışı 4 parsel sayılı taşınmaz davacı İzni A., 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar ise ham toprak niteliğiyle davalı hazine adına ayrı ayrı tesbit edilmiştir. Davacı İzni A. dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki havuz ve su kanalı ile muhdesatların üzerinde bulunduğu zemininde kendisine ait olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 104 ada 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı İzni A. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf kendi adına tesbit edilen dava dışı 104 ada 4 parsel sayılı taşınmaza komşu 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar içerisinde bulunan muhdesat niteliğindeki havuz ve su kanalı ile sözü edilen muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmaz kesiminin kendisine ait olduğunu öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, saptanan dava niteliğine göre yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Gerçekten uzman bilirkişi harita mühendisi Musa Faruk D. tarafından düzenlenen haritada dava dışı 4 parsel sayılı taşınmazın geometrik durumu gösterilmiş ise de, 5 parsel sayılı taşınmazın geometrik durumu gösterilmemiş 6 parsel sayılı taşınmaz ise uzman bilirkişi haritasında gösterilmemiştir. Böylesine keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermeyen harita ve eki raporla hüküm kurulamaz. Her ne kadar yargılama sırasında davaya konu yapılan taşınmazın 5 parsel sayılı taşınmaz olduğu açıklanmış ise saptanan bu olgu sonuca etkili değildir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava dışı 4 dava konusu 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita kadastro müdürlüğünden getirtilmeli, ayrıca dıştan komşu taşınmazların tesbit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ve tesbit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, davaya konu yapılan taşınmazlar davacı tarafa zeminde göstertilmeli, uzman bilirkişiden düzenleyeceği haritada taşınmaz ya da taşınmazlarda davaya konu yapılan bölüm ya da bölümleri göstermesi istenmeli, bundan sonra dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmazların ham toprak niteliği ile davalı hazine adına tesbit edildiği dikkate alınarak taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü süresi ve sürdürülüş biçimi ila dava ve temyize konu taşınmazın arsa olduğu öne sürüldüğüne göre harici alemle ilişkisini kesecek biçimde çit, duvar gibi yapay sınır yerlerinin bulunup bulunmadığı hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, özellikle havuzun bulunduğu yer ile su kanalının güzergahı belirlenmeli, tutanak bilirkişileri ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında tesbitte saptanan hukuksal olgulara göre tutanak bilirkişileri de taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, dava ve temyize konu taşınmazlar üzerinde tesbit gününde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen koşullarının gerçekleşmediği saptandığı takdirde davacı yararına somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı düşünülmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye özellikle muhdesatların bulunduğu bölümleri göstermeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, 104 ada 4 parsel sayılı taşınmaz dava konusu olmadığı halde davalı hazine aleyhine kesin hüküm oluşacak şekilde dava dışı 4 parsel sayılı taşınmazın da davacı taraf adına tesciline karar verilmiş olması dahi isabetsiz davacı İzni A.'nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy