(3402 S. K. m. 12, 13)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 217 ada 49 parsel sayılı 1663,44m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı taraf adına tesbit edilmiştir. Taşınmazın kadastro tesbiti 9.10.1995 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı Ahmet ve Hüseyin Çebi 13.6.1996 tarihinde Tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanağına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan, dava niteliğindedir.
Davacı taraf 1296 tarih 683 ve 684 sayılı yoklama kayıtlarına dayanmıştır. Sözü edilen yoklama kayıtlarının onaylı olmadığı, sözü edilen yoklama kayıtlarının intikal görmediği dikkate alındığında bu nitelikteki belgeler tapu kaydı niteliğinde mülkiyet belgesi değillerdir. Kural olarak bu nitelikteki belgeler zilyetlikle birleşmedikçe hukuksal bir değerleri de bulunmamaktadır.
Öte yandan sözü edilen, davacı tarafın dayandığı yoklama kayıtları bir an için tapu kaydı niteliğinde olsa bile kayıt malikinin ölüm gününden sonra, 20 yılı aşkın süreyle dayanılan kayıtların intikal görmediği, taşınmazda kayıt maliki mirasçılarının ve davacı tarafın zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla zilyetliğinin bulunmadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde 3.kişi durumunda bulunan davalı tarafın zilyet bulunduğu, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Hal böyle olunca dava ve temyize konu taşınmaz üzerinde zilyet davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-C maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleştiğinin de kabulü gerekir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle gerekçesinde isabet bulunmayan sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 29.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy