(4721 S. K. m. 642) (3402 S. K. m. 15)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
Dava ve temyize konu 153 ada 16 parsel sayılı taşınmaz, tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı Mustafa B. adına tespit edilmiştir. Davacı Hacıkadın Ö. dava ve temyize konu taşınmazın ortak miras bırakanı babası Muharrem B. tarafından sağlığında kendisine bağışlandığını öne sürerek dava açmıştır. İddianın öne sürülüş biçimi davalı tarafın savunması, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre davacı tarafın dava konusu taşınmazın kendisine ortak miras bırakanı tarafından sağlığında kendisine bağışlandığını yöntemine uygun şekilde kanıtlayamamıştır. Saptanan yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına göre davacı tarafın miras bırakanı Muharrem'in sağlığında davacı kızını açık bir anlatımla mirasçısı davacı Hacıkadın'ı kastederek adı geçenin ekonomik durumunun bozuk olduğunu ölümünden sonra çekişmeli taşınmazın diğer mirasçıları tarafından davacı Hacıkadın'a verilmesini tavsiye ve temenni etmiştir.
Bu nitelikteki eylem ve sözler ahlaki borçlarla ilgilidir. Yöntemine uygun bir bağışlamanın varlığından söz edilebilmesi için miras bırakanın sağlığında dava ve temyize konu taşınmazı Hacıkadın'a bağışlaması ve zilyetliğini eylemli biçimde devir ve taşınmazı teslim etmesi gerekir. Çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı davacının taşınmaz üzerinde iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı da saptanmıştır.
Öte yandan davacının miras bırakanı Muharrem'in ölüm gününden sonra mirasçıları arasında her ne kadar paylaşma yapılmış ise de yapılan paylaşma yöntemine uygun değildir.
Paylaşmaya davacı Hacıkadın ile davalı Mustafa'nın katılmadığı belirlenmiştir. Kural olarak mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığının kabul edilebilmesi için miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçıların bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmeleri gerekir. Mirasçılar arasında açıklanan şekilde bir paylaşma yapılmamıştır.
Kuşkusuz davacı Hacıkadın miras bırakanı babası Muharrem B.'nin terekesine dahil dava dışı taşınmazlar hakkında yöntemine uygun bir paylaşmanın yapılmadığını öne sürmek suretiyle miras payına yönelik olarak koşullarının varlığı halinde görevli ve yetkili mahkemede dava açabilir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 26.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy