(2004 S. K. m. 72) (4628 S. K. m. 1) (Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği m. 15, Geç. m. 3)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafça istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava niteliği ve içeriği itibarıyla tacir ya da tacir sayılan taraflar arasında haksız fiilden, bir başka deyişle kaçak elektrik kullanmadan kaynaklanan tazminat alacağı için gönderilen faturaya karşı açılmış borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davacı tarafın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Mahkemece, benimsenen uzman bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne ve davacının davalı kuruma 19.993,94.-YTL borçlu olduğunun, fazlaya ilişkin borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazete'de yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesi hükmünde; gerçek veya tüzel kişiler tarafından, dağıtım sistemine veya sayaca veya ölçü sistemine ya da tesisata müdahale edilerek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 14. madde hükmünde ise müşterinin kendi adına perakende satış sözleşmesi olmadan daha önceki müşteri adına düzenlenen ödeme bildirimlerini ödemek suretiyle veya sayaç ve ölçü devreleri mühürsüz olduğu halde ilgili tüzel kişilere haber vermeden elektrik enerjisi tüketmesi usulsüz elektrik enerjisi tüketimi olarak sayılmış, 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı, bu yöntemlerde kurul onayı olmaksızın değişiklik yapılamayacağı, geçici 3. madde hükmünde de bu yönetmeliğin yayımı tarihinden sonra 15'inci madde kapsamındaki kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre ve tüketim miktarı hesaplama ve tahakkuk yöntemlerine ilişkin usul ve esasların TEDAŞ ve bağlı ortaklıkları ile piyasada mevcut sözleşmeleri kapsamında faaliyet göstermekte olan diğer tüzel kişiler tarafından Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin geçici 2'nci maddesi uyarınca düzenlenecek tarife önerileri ile birlikte kuruma sunulacağı açıklanmıştır. Davacının işyerinde abone olmaksızın sayaçlı ve sayaçsız olarak kaçak elektrik kullandığı toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Davalı kurum 06.03.2002 tarihi ile tutanak tarihi olan 16.10.2003 tarihleri arasındaki kaçak elektrik kullanım bedelini 19.994.132.000.-TL olarak hesaplayıp düzenlediği faturayı davacıya göndermiş, dava da bu faturaya karşı ve fatura bedelinden 2.000.000.000.-TL'sine yönelik olarak açılmıştır. Hal böyle olunca davacının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedeli hesabının tutanak tarihinde yürürlükte bulunan anılan yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece yönetmelik maddelerinde sözü geçen kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin usul ve esaslar ve yayınlanan tarifeler getirtilerek bilirkişi raporları denetlenmemiş, daha önce bilgisine başvurulan uzman bilirkişi G.T. tarafından düzenlenen raporda kaçak elektrik bedelinin 11.752.903.480.-TL olarak hesaplanmış olması karşısında hükme esas alınan uzman bilirkişi T. tarafından düzenlenen raporla bu rapor arasında çelişki meydana geldiği, çelişki giderilmeden bunlardan biri veya diğeri uygun görülerek karar verilemeyeceği göz ardı edilmiştir.
Eksik araştırma ve soruşturma ile, denetime uygun olmayan çelişkili bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verilemez.
O halde, mahkemece öncelikle Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 15 ve geçici 3. maddeleri hükmünde belirtilen ve kurul onayı ile yürürlüğe girmesi gereken usul ve esaslar ile tarifeler getirtilmeli, dosya yeniden önceki bilirkişilere verilmeli, davaya konu faturada esas alınan 06.03.2002-16.10.2003 tarihleri arasındaki dönem için davacının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedeli yönetmelik ve yönetmelik hükümlerine göre yayınlanan usul ve esaslara, tarife hükümlerine uygun biçimde hesaplatılmalı, bilirkişilerden bu konuda denetime elverişli, gerekçeli ek rapor istenmeli, bilirkişi raporları arasında çelişki meydana gelmesi halinde görevlendirilecek yeni bir bilirkişi kurulundan aynı esaslara göre rapor alınarak bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeli, davalı kurumun fatura nedeniyle davacı şirketten isteyebileceği gerçek bedel duraksamasız belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, denetime uygun olmayan ve önceki raporla çelişkili bilirkişi raporu esas alınarak eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, dava 2.000.000.000.- TL bedele yönelik olarak açıldığı halde fatura bedeli olan 19.994.132.000.-TL'nin tümü dava edilmiş gibi hüküm kurulması dahi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 12,20.- YTL harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 30.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy