(4721 S. K. m. 73, 80, 83)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava dernek yönetim kurulunun üyelikten ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece dernek tüzüğünde öngörülen 15 günlük itiraz süresinin geçirildiği ve yönetim kurulu kararının kesinleştiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 73.maddesine göre derneğin nihai kararlarının en yetkili organ olan genel kurul tarafından verileceği, yine aynı Kanunun 83.maddesi hükmüne göre de derneğin diğer organlarının kararlarına karşı, iç denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamayacağı, 80.maddesi hükmünde de derneğin üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma hallerinde de son kararın genel kurula ait olduğu açıklanmıştır. Bu olgular gözetildiğinde kural olarak ancak dernek genel kurul kararları aleyhine mahkemelerde iptal davası açılabilir. Dernek tüzüğünde genel kurula itiraz yolunun kapatılmış olması veya derneğin diğer organlarınca verilen kararın her hangi bir nedenle tüzüğe göre kesinleşmiş bulunması halinde sonuç doğuran diğer organların bu kararına karşı mahkemelere başvurulabileceği de kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, davacı taraf davalı derneğin 16.12.2005 gün 2005/7 sayılı ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının iptalini istemiştir. Dernek Tüzüğünün 63/B maddesinde disiplin kurulunca kararlaştırılmış ve yönetim kurulunca da kabul edilmiş cezalandırmaların ancak genel kurulca bozulabileceği, bunun için ceza alanların kendilerine yapılan tebligattan sonra 15 gün içersinde yönetim kuruluna müracaat edebileceği, zamanında yapılmayan başvuruların dikkate alınmayacağı belirtilmiştir. Dosya içeriğinden davacının yönetim kurulunun onay kararının kendisine tebliğinden sonra 3.3.2006 tarihinde ve 14.günde noter kanalıyla ihtarname göndererek ihraç kararının genel kurulda incelenmesini istediği, ihtarın davalı derneğe 7.3.2006 tarihinde ve 17.günde ulaştığı anlaşılmaktadır. Dernek Tüzüğünün az yukarıda açıklanan hükmü incelendiğinde kendisine ceza verilen üyenin itirazının tebliğden itibaren 15.gün sonuna kadar dernek yönetim kuruluna ulaşmasının amaçlandığı açıktır. Doğrudan dilekçeyle dernek yönetim kuruluna müracaat imkanı bulunan davacının bu yolu tercih etmeyerek noter yoluyla ihtarname göndermesi ve ihtarnamenin geç tebliğ edilmesi itirazın süresinde yapıldığı sonucunu doğurmaz. Mahkeme genel kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, verilen kararın usul ve esas yönünden yerindeliliğini denetlemek zorunda olduğu gibi iç denetim yollarının tükenmesi veya iç denetim yollarının usul yönünden kapalı olması halinde de aynı denetimi yapmak ve sonucuna göre karar vermek zorundadır. Dernek tüzüğündeki yönetim kurulu kararına itiraz için düzenlenen sürenin geçtiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilemez. Bu durumda yönetim kurulu kararının kesinleştiği kabul edilerek davanın esasına girilmesi ve kararın yerindeliliğinin denetlenmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan bu olgular göz ardı edilerek delillerin ve tüzük hükümlerinin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 09.10.2009 günüde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy