Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 135 ada 67 parsel sayılı 6.597.264,44 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yayla olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ... nizalı taşınmazın tutanağının edinme sebebi bölümünde (D) harfi ile gösterilen evin ...oğlu ... tarafından meydana getirildiği yazılı ise de bunun yanlış olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece dava konusu 135 ada 67 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, edinme sebebi bölümünde (D) harfi ile gösterilen ...oğlu ...'a ait olduğu belirtilen evin davacı ...oğlu ...'ye ait olduğunun tespitine ve edinme sebebindeki ilgili bölümün bu şekilde düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç davanın ve taşınmazın niteliğine, yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Kadastro sırasında davaya konu muhdesatın üzerinde bulunduğu 135 ada 67 parsel sayılı taşınmaz yaylak niteliği ile sınırlandırılmış, tutanağın edinme sebebi bölümünde taşınmaz üzerinde kişilere ait muhdesatlar bulunduğu belirtilmiş ise de bunlar tutanağın ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmemiştir. Hal böyle olunca tutanağın edinme sebebi bölümünde yazılan bu ibarelerin herhangi bir hukuksal sonuç doğurmayacağı kuşkusuzdur. Davaya konu muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın yaylak olduğu, Mera Kanunu ile yaylakların işgalinin suç sayıldığı gözetildiğinde yaylaklar üzerindeki muhdesatlara yasallık sağlayacak şekilde tespit kararı verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Açıklanan bu hukuksal olgular gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi dava konusu 135 ada 67 parsel sayılı taşınmazın yayla olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.