(818 S. K. m. 41, 42)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca tetkiki davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1- İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ait hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı tarafın aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalı tarafın hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazına gelince; mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, Borçlar Yasasının 42. maddesi hükmüne göre zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir.
Somut olaya gelince; yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda oluşan zarar kalemleri sıralanırken kablo test bedeline de yer verilerek hesaplamaya dahil edildiği, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafın bu zarar kalemine ait isteminin de kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı idare tarafından kullanılan kablo ve ek mufları toplu satın alınıp, satın alındığı zaman da kabul testlerinin gerekli masrafı önceden yapıldığından oluşan zarar sebebiyle yeniden kablo test bedeli kural olarak istenemeyeceği gibi idarenin kendi imkanları ile ücret ödemeksizin yaptığı işlerden dolayı da tazminat istenemez. Somut olayda zarar kalemi olarak öne sürülen OG test ölçümleri üçüncü kişilere yaptırılarak bedelinin ödenmiş olması halinde bunun istenebileceği kuşkusuzdur. Ne var ki davacı tarafın üçüncü kişiye böyle bir ödeme yapıp yapmadığı belirlenmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece davacı taraftan OG test bedeli için üçüncü kişiye yaptığı ödeme belgesi var ise istenmeli, ödeme yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra dosya yeniden bilirkişiye verilerek az yukarda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacı tarafın istemekte haklı olduğu gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlenmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, eksik araştırma ve soruşturma ile yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 204,90 TL harcın istem halinde davalı tarafa iadesine, 02.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy