Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 138 ada 5 parsel sayılı 43.290,62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü ... adına tespit edilmiştir. Davacı hazine tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında ölü olan tespit maliki ...'ün mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmasına rağmen gerekçeli karar başlığında ölü tespit maliki ...'ün ismi yazılmış mirasçıları gösterilmemiştir. HUMK 388/2. maddesi hükmüne göre tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin karar başlığında yazılması kanuni bir zorunluluktur. Tespit maliki ... mirasçılarının karar başlığında gösterilmemesi başlı başına bozma nedenidir.
O halde tespit maliki ölü ...'ün mirasçıları gerekçeli karar başlığında gösterilmeli bu şahıslara mahkeme kararı ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, bundan sonra sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece davalı ... mirasçıları karar başlığında gösterilmeden ve karar mirasçılarına tebliğ edilmeden işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de davanın reddine karar verildiğine göre tespit maliki ...'ün mirasçıları ve mirasçıların payları gösterilmek suretiyle hüküm kurulması
gerekirken yazılı şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi dahi isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 04.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy