(2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı F... Tarım Ürünleri Ltd. Şti. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Alacak davalarında davalı olma sıfatı, alacağın borçlusuna, haksız fiillerde zarar sorumlularına aittir. Borçlu veya zarar sorumluları dışında üçüncü bir kişiye karşı dava açılması durumunda davanın sıfat yokluğu, bir başka deyişle husumet yönünden reddine karar verilmesi zorunludur.
Somut olaya gelince, davacı taraf, davalının abone olmaksızın kaçak su kullandığının tespit edildiğini öne sürmüş, davalı taraf ise kaçak su tutanaklarının düzenlendiği adreste ticari faaliyette bulunmadığını, dava konusu yerle ilgisinin olmadığını savunarak husumet itirazında bulunmuştur. Yargılama sırasında dava konusu tutanakların tutulduğu işletmenin bulunduğu adreste kimin ve hangi tarihten itibaren faaliyette bulunduğu araştırılmamış, mahkemece zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davalı tarafından kullanılan kaçak su bedeli anılan yönetmelik hükümlerine göre ayrıca hesaplanmadan davacı tarafından davalıya tahakkuk ettirilen kaçak su fatura bedelleri esas alınarak, tutanak tarihlerinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanarak belirlenmiş; mahkemece alınan bu rapor benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Davacı tarafın abone olmaksızın su tüketmesi eyleminin kaçak su tüketimi olduğu ve tutanak tarihlerinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre kaçak su bedeli hesabı yapılması gerektiği kuşkusuzdur. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek mahkemece; tutanak düzenlenen adreste davalının faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunuyor ise faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Dairesi Müdürlüğünden sorularak saptanmalı, kaçak su kullanma fiilinin kim tarafından işlendiği duraksamasız belirlenmeli, öncelikle husumet sorunu çözümlendikten sonra davanın esasına yönelik hüküm oluşturulmalı, kaçak su kullanma fiilinin davalı tarafından işlendiğinin tespiti halinde ise, dosya yeniden bilirkişiye verilerek bilirkişiden davacı kurumun davalı taraftan isteyebileceği kaçak su bedelinin tutanak tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınmalı, davalının sorumlu tutulabileceği kaçak su bedeli ile takip tarihi itibarıyla istenebilecek işlemiş faiz miktarı duraksamasız belirlenmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece, böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 169,00 TL harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 05.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy