(3402 S. K. m. 14, 16, 46)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında davaya konu 113 ada 1, 122 ada 6, 136 ada 7 ve 8 parsel sayılı sırasıyla 14.360,78 m2, 5.023,34 m2, 15.956,61 m2 ve 43.335,84 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya konu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Kadastro tespitinden önce davacı T. Ö.'in, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hazine ve Güçlü Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu iptal ve tescil davası görevsizlik kararıyla Kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında M. Y. ve S. B. aynı nedene dayanarak davaya katılmış, Karayolları Genel Müdürlüğü de davaya dahil edilmiştir. Mahkemece, davacı ve katılan tarafın Güçlü Köyü Tüzel Kişiliği ve Karayolları Genel Müdürlüğüne yönelik davalarının husumetten reddine, davacı T. Ö. ve katılan M. Y.ın Hazine'ye yönelik davalarının kabulüne, katılan S. B.ın davasının ise feragat sebebiyle reddine, davaya konu 113 ada 1, 122 ada 6, 136 ada 8 parsel sayılı taşınmazların davacı T. Ö., 136 ada 7 parsel sayılı taşınmazın ise katılan M. Y. adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 4753 Sayılı Kanun uyarınca davalı Hazine adına oluşturulan 8.11.1963 tarih 273, 8.11.1963 tarih 294, 8.11.1963 tarih 290 Sayılı sicilden gelen 6.2.2001 tarih 7 Sayılı tapu kayıtlarının davaya konu taşınmazları kapsadığı, ancak davaya konu taşınmazların mera olmadıkları, kanunları uyarınca devlete kalan yerlerden olmadığı gibi, Hazine adına oluşan tapu kayıtlarının oluştuğu tarihten geriye doğru davacı ve katılan taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 46 ncı maddelerinde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmadığı gibi, tapu kayıtlarının uygulamasına dair yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
Davalı Hazine'nin tutunduğu 8.11.1963 tarih ve 294 Sayılı tapu kaydının batı ve kuzey sınırları mera okuduğu gibi toprak tevzi haritasında da bu sınırlarda mera olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mera araştırması yapılması zorunludur.
O halde, davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı Hazine'nin tutunduğu 8.11.1963 tarih 273, 8.11.1963 tarih 294, 8.11.1963 tarih 290 Sayılı sicilden gelen 6.2.2001 tarih 7 Sayılı tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları, tapu kayıtları revizyon görmüş ise revizyon gördüğü parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri, davalı Hazine'nin tutunduğu tapu kayıtlarının revizyon gördüğü taşınmazları dıştan çevreleyen tüm taşınmazlara ait onaylı kadastro tespit tutanak örnekleriyle dayanağı kayıtları, tapu kayıtlarının revizyon gördüğü taşınmazlar ve komşularını birlikte gösterecek şekilde düzenlenmiş geniş kapsamlı birleşik haritasının Tapu Sicil Müdürlüğünden, 53 Sayılı Toprak Tevzi Komisyonunun 30-31 N paftası 14, 30, 31 N paftası 43 ile 31 N paftası 51 parsellerine ait belirtmelik tutanağı, dağıtım cetvelleri, dağıtım haritası ve eklerinin onaylı örnekleri İl Özel İdare Müdürlüğünden getirilmeli, davaya konu taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 Sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 Sayılı Kanun uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, davaya konu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişiler, tanıklar, sağ olan belirtmelik bilirkişileri, belirtmelikte adı geçen muhtar ve azalar, tespit tutanağı bilirkişileriyle uzman fen ve ziraatçi bilirkişileri hazır olduğu halde davaya konu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, keşifte yerel bilirkişiler yardımıyla davalı Hazine'nin tutunduğu tapu kayıtları uygulanarak, hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, kayıtların haritaları varsa kapsamları haritalarına göre, aksi halde sınırlarına göre belirlenmeli, tapu kayıtlarının kapsamları belirlenirken söz konusu kayıtların revizyon gördüğü parseller de nazara alınmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeğiyle kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla davaya konu taşınmazların mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise, yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerden davaya konu taşınmazların öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi, tanık ve belirtmelik bilirkişilerin sözleriyle tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi, tanık ve belirtmelik bilirkişilerin anlatımlarıyla tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmazlar bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısıyla davaya konu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, davaya konu taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine esas alınan kayıt ve belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği, davalı olup olmadıkları tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, davaya konu taşınmazların davalı Hazine'nin tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamı içinde kalıp kalmadığı, kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı, tespit gününde davacı ve katılan taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 46. maddeleri hükümlerde taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, katılan M. Y., M. Y.ın miras bırakanı Hurşit ve mirasçıları yönünden belgesiz araştırması yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy