(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı-davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1048 ada 5, 11, 867 ada 4, 1043 ada 7 parsel sayılı sırasıyla 4098,73 m2, 29977,61 m2, 36353,81 m2, 25510,15 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 1043 ada 7 ve 1048 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar; 4753 ve 5618 Sayılı Kanun'lar uyarınca oluşturulan tapu kaydına dayanılarak davacı-davalı hazine, 1048 ada 11 ve 867 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar ise tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı-davalı A. İ. Ç. adına tespit edilmiştir. Davacı-davalı hazine tapu kaydına dayanarak 1048 ada 11 ve 867 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara ve davacı-davalı A. İ. Ç. kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 1048 ada 5 ve 1043 ada 7 parsel sayılı taşınmazlara yönelik ayrı ayrı dava açmışlar, davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda mahkemece davacı-davalı hazinenin 1048 ada 11 ve 867 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline, davacı-davalı A. İ. Ç.'ın 1048 ada 5 ve 1043 ada 7 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının kabulüne, taşınmazların tespitinin iptaliyle, davacı A. İ. Ç. adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi aracılığıyla aynı Yasanın 46/1. maddesi hükmünde koşullarının varlığı halinde bu nitelikteki taşınmazların zilyedi adına tespit ve tescil edileceği öngörülmüştür. Dava ve temyize konu 1048 ada 5, 1013 ada 7, 867 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar hazineye ait tapu kayıtlarının kapsamı içinde kaldığı belirlenmiş ise de tapu kayıtlarının oluşturulduğu güne kadar zilyet davacı A. İ. Ç. yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Bu nedenlerle davacı-davalı hazinenin anılan parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 1048 ada 5, 1043 ada 7 ve 867 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar hakkında oluşturulan hükmün ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, hazinenin 1048 ada 11 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; kadastro tespitine dayanak yapılan ve A. İ. Ç.'ın dayandığı 18.02.1953 tarih, 45 sayılı tapu kaydının hazinenin taraf olduğu, tescil ilamıyla oluştuğu, haritasının bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hükme esas teşkil eden uzman bilirkişi raporunda harita çakıştırması yapılmamıştır. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu 1048 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydı ile davacı-davalı hazinenin dayandığı tapu kaydının haritalarının ölçekleri fen bilirkişisi tarafından eşitlenip hazırlandıktan sonra harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın A. İ. Ç.'ın dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, tapu kaydının haritası uygulanamıyorsa tapu kaydının sabit hudutları esas alınıp kapsamı belirlenmeli, taşınmazın taraflardan hangisinin dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı kesin olarak saptanılmalı, her iki kaydın kapsamında kalması durumunda doğru temele dayalı eski tarihli tapu kaydına değer verileceği; taşınmazın bir kısmının davalı tapu kaydının kapsamı dışında kalması halinde ise davacı hazinenin tutunduğu tapu kaydının Toprak Tevzi çalışmaları sırasında davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının miktar fazlası olarak oluştuğu, davalı tapu kaydının oluştuğu tarihten hazine tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar zilyetlikle taşınmaz kazanmaya yeterli süreyle zilyetliğin bulunmadığı düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı-davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile bu parsele yönelik hükmün BOZULMASINA, 28.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy