Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 923 ada 27 parsel sayılı 3462 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak ... ve paydaşları adına tespit edilmiş, yapılan tespit ise 21.04.1987 gününde kesinleşmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları tapu kaydındaki pay oranlarının hatalı yazıldığını ileri sürerek 18.09.2009 tarihinde dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 21.04.1987 günü ile davacı tarafından tapu iptali ve tescil davasının açıldığı 18.09.2009 günü arasında 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Bu durumda yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacı ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan 91,05 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın davacılardan alınmasına, 13.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy