Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 340 ve 344 parsel sayılı sırasıyla 6361,22 m² ve 2435,30 m² yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı hazine dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu taşınmazların davacı hazinenin temliki ile oluşan davalı tarafa ait 20.1.1937 tarih 204, 205 ve 206 sayılı tapu kayıtlarının kapsamında kaldıkları, davacı hazinenin satışı ile taşınmazlarda kayda dayalı bir hakkının kalmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 11.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.