(4721 S. K. m. 644) (818 S. K. m. 61)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı M. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, 396 ada 30 ve 33 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespitine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden dava konusu muhdesatların üzerinde yer aldığı 396 ada 30 ve 33 parsel sayılı taşınmazlar hakkında taraflar arasında Muratlı Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülen ortaklığın giderilmesi davasının 22.12.2006 tarihinde sonuçlandığı, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek 14.06.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı takdirde eldeki bu davanın görülmesinde hukuki yararın bulunduğundan söz edilemez.
Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur ve davanın her aşamasında mevcut olması gerekir.
Somut olaya gelince; görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda verilen hüküm görülen işbu davanın yargılaması sırasında kesinleşmiştir. O halde hukuki yararın ortadan kalktığının kabulü gerekir. Bu durumda davacı tarafın taşınmazlardaki muhdesat nedeniyle eda nitelikli sebepsiz zenginleşme davası açabileceği kuşkusuzdur.
Sonuç: Hal böyle olunca; mahkemece hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı M.'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 20.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy