(4721 S. K. m. 595, 596, 597)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı H. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 133 ada 10 parsel sayılı 987,07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı M. adına tespit edilmiştir. Davacı H. miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazın miras bırakan H. mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı H. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 133 ada 10 parsel sayılı taşınmazın vasiyetname ile davalı M.'e intikal ettiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki; mirasa ilişkin değerlendirmenin Kadastro Mahkemesince yapılamayacağı Sulh Hukuk Mahkemesince yapılması gerektiği gözardı edilmiştir.
Medeni Kanunun 595. maddesinde miras bırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hakimine teslim edilmesinin zorunlu olduğu, Medeni Kanunun 596. maddesinde vasiyetnamenin tesliminden başlayarak bir ay içinde miras bırakanın yerleşim yeri sulh hakimi tarafından açılacağı, Medeni Kanunun 597. maddesinde ise mirasta hak sahibi olanlara vasiyetnamenin kendileriyle ilgili kısımlarının hakim tarafından tebliğ olunacağı öngörülmüştür.
Somut olayda miras bırakan H.'e ait 02.04.2001 tarih 2107 Yevmiye nolu düzenleme şeklinde vasiyetnamenin sulh hakimine teslim edilip edilmediği, vasiyetnamenin ilgililere okunup okunmadığı, vasiyetnamenin iptali davası açılıp açılmadığı, araştırılmamıştır.
Hal böyle olunca; Kadastro Mahkemesince öncelikle vasiyetnamenin yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi, bu hususun bekletici mesele olarak kabul edilerek dosya sonucunun beklenilmesi, Medeni Kanunun 595, 596 ve 597. maddeleri gereğince işlem yapıldıktan sonra bu mahkemece varılacak sonuca göre karar verilmesi daha sonra ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında aynı nitelikte Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği göz önüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa, deliller değerlendirilirken sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak, yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de göz önüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tespit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre, deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı göz önünde tutulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacı H.'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 08.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy