Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava konusu 209 ada 43 ve 136, 116 ada 94, 138 ada 10, 101 ada 170 ve 174 parsel sayılı sırasıyla 4679,81 m2, 502,22 m2, 2980,48 m2, 916,33 m2, 898,75 m2 ve 223,64 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka dayanarak tereke adına dava açmışlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 209 ada 136 parsel sayılı taşınmazın davacıların ortak miras bırakanı ..... mirasçıları adına, 116 ada 94, 209 ada 43, 101 ada 170, 174 ve 138 ada 10 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize 209 ada 136 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafın miras bırakanı .....'den kaldığı ve paylaşılmadığı, 116 ada 94, 209 ada 43, 101 ada 170, 174 ve 138 ada 10 parsel sayılı taşınmazların ise ..... tarafından davalı tarafa satıldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Kadastro tespiti sırasında uygulanan ve davalı tarafın tutunduğu ancak asılları dosyada olmadığı için düzenlenme tarihleri tam olarak tespit edilemeyen satış senetlerinin uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir. Ayrıca tespitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde taşınmaz başında tutanak bilirkişileri dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiş, davacı tarafın ortak miras bırakanı .....'nün mirasçılık belgesi ya da mirasçılık belgesine esas nüfus aile kayıt tablosu getirtilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; öncelikle tespitte uygulanan ve davalı tarafın dayanağı satış senetlerinin asılları davalı taraftan istenilmeli, davacıların miras bırakanı .....'ye ait nüfus kayıtları Nüfus Müdürlüğü'nden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, davalının dayanağı satış senetleri yerel bilirkişi ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulama yapılırken satış senetlerinin dava dışı başkaca taşınmazlara ait olduğunun bildirilmesi halinde ait oldukları taşınmaz ya da taşınmazları göstermesi yerel bilirkişiden istenilerek uzman fen bilirkişi krokisine bu taşınmazlar işaret ettirilmeli, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri yeniden taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parseller yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu
gibi; davacılar adına tapuya tescile karar verilen 209 ada 136 parsel sayılı taşınmazda infazda tereddüt oluşturacak şekilde pay ve paydanın eşitlenmemesi dahi isabetsiz, davacı ve davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 14.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy