Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 128 ada 1 parsel sayılı 830.222,49 m², 114 ada 1 parsel sayılı 4931778,24 m2, 119 ada 1 parsel sayılı 1632639,24 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kadim kullanıma dayanılarak mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle, 123 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ise devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ...'in miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak askı ilan süresi içerisinde dava ve temyiz konusu taşınmazların bir bölümüne yönelik Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava ve temyiz konusu 128 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 11.10.2011 havale tarihli rapor ve eki haritada kırmızı renk ile boyalı şekilde gösterilen 1597,57 m² yüzölçümündeki bölümü ile dava ve temyiz konusu 123 ada 6 parsel sayılı taşınmazın aynı rapor ve eki haritada kırmızı renk ile boyalı şekilde gösterilen 178,95 m² yüzölçümündeki bölümün ayrı ayrı yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya tesciline, 128 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan bölümü ile 114 ada 1 ve 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tamamının orta malı olarak, 123 ada 6 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan bölümünün ise ham toprak niteliği ile davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyiz konusu 123 ada 6 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 11.10.2011 havale tarihli rapor ve eki haritada kırmızı renk ile boyalı şekilde gösterilen 178,95 m² yüzölçümündeki bölümü ../.
ile ilgili temyiz itirazlarına ilişkin olarak; dava ve temyiz konusu 123 ada 6 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 11.10.2011 havale tarihli rapor ve eki haritada kırmızı renk ile boyalı şekilde gösterilen 178,95 m² yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit tarihinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre, mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ...'nin temyiz itirazlarının reddi ile 123 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili hükmün ONANMASINA, ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davalı ...'nin dava ve temyiz konusu 128 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 11.10.2011 havale tarihli rapor ve eki haritada kırmızı renk ile boyalı olarak gösterilen 1597,57 m² yüzölçümündeki bölümü ile ilgili temyiz itirazlarına gelince; mahkemece dava ve temyiz konusu 128 ada 1 parsel sayılı taşınmaz bölümünün kamu malı niteliğinde mera olmadığı, tespit gününde temyize konu bölüm üzerinde adına tescile karar verilen zilyet davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma uygulama ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacının bir kayıt ve belgeye dayanmadığı, dava ve temyiz konusu taşınmaz bölümünün 128 ada 1 parsel sayılı mera parseli içerisinde kaldığı anlaşıldığına göre dava ve temyiz konusu taşınmaz bölümünün kamu malı niteliğinde mera olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Kural olarak bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili ve idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır. O halde uyuşmazlığın saptanan niteliği dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili ve idari merciler tarafından 4753, 5618 ve 4342 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığının ilgili mercilerden sorulup saptanmalı, mera tahsis kaydı var ise mera tahsis kaydı ve dayanağı haritalar getirtilip uygulanmalı, dava konusu taşınmazın mera tahsis kaydı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, mera tahsis kaydı yok ise davada yararı olmayan yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, taşınmazın bulunduğu köye komşu köy .../.halkından seçilecek yerel bilirkişiler, tanıklar, uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve ziraatçi, jeolog tutanak bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın ve komşu mera parselinin öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgileri alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıklar ile tespit bilirkişilerinin sözleri arasında varsa çelişki giderilmeli, taşınmazın sınırında bulunan derenin etkisi altında olup olmadığı üzerinde durulmalı, uzman ziraatçi bilirkişi aracılığı ile taşınmaz bizzat mahkeme hakimince görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu hususu da ayrıntılı bir şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, komşu mera taşınmazının toprak yapısıyla dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, dava konusu taşınmazla sınırında komşu mera olan taşınmaz arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay sınır olup olmadığı tespit edilmeli, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı ve meradan açılıp açılmadığı kesin olarak belirlenmelidir. Mahkemece açıklanan biçimde araştırma yapılmamıştır. O halde yukarıda açıklandığı biçimde araştırma inceleme yapılmalı, taşınmazın mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde davacının davasının reddine karar verilmeli, aksi halde zilyetlik delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dava konusu 119 ada 1 ve 114 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davanın reddine karar verilmiş olmasına göre davada vekil ile temsil edilen davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, karar yerinde davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi; mahkemece dava konusu 119 ada 1 ve 114 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davanın reddine karar verildiği de dikkate alınarak taşınmazların tespitte olduğu üzere 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliğiyle sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, taşınmazların tespit gibi orta malı olarak davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmesi de isabetsiz, davalı ...'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.