Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve paydaşları ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 114 ada 14 parsel sayılı 27155,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz öncesinde tapu kaydına dayanılarak ... ve paydaşları, bilahare 2.kez yapılan inceleme ve ek komisyon kararı ile tesbitte belirtilen tapu kaydının nizalı taşınmaza ait olmadığı belirtilerek 20 dönümlük kısmı 288 pay itibari ile ....... adlarına, geriye kalan 7155 m2 yüzölçümündeki bölüm ise ifraz edilerek ayrı bir parsel numarası altında davacı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine nizalı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece 07.03.2003 tarih 1998/..... E.K. sayılı hüküm ile davacı Hazine ile katılan davacı ..... davalarının reddine, dava konusu 114 ada 14 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Müdürlüğü'nün 18.02.2000 tarih 79 sayılı yazısı ekinde bulunan krokide (A) harfiyle gösterilen 20000,00 m2 yüzölçümündeki bölümünün toplamda 1623120 pay kabul edilerek tapuya tesciline, aynı tarihli yazıya ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 7155,00 m2 yüzölçümündeki bölüm hakkındaki tespit kesinleşmiş olduğundan bu bölüm yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararın davacı Hazine ve katılan .... tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.11.2004 tarih 2004/..... E.K. sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, kararda yer alan şerhe göre mahkeme hükmünün 23.08.2005 tarihinde kesinleştiği bildirilmiştir. Bu kez tavzih talep eden davalı ... ve paydaşları ile davalı ... hükümde pay dağıtımında maddi hata yapıldığını, kendilerine eksik pay verildiğini ve hükümde pay ile paydanın birbirine eşit olmayıp açıkta pay bırakıldığını öne sürerek mahkemece oluşturulan 07.03.2003 tarih 1998/1-2003/15 E.K. sayılı hükmün tavzih yolu ile düzeltilmesini istemişlerdir. Mahkemece 31.10.2011 tarih 1998/..... E.K.sayılı tavzih kararı ile tavzih talebinin reddine karar verilmiş, iş bu karar davalı ... ve paydaşları ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda bir kısım davalıların talebi mahkemece oluşturulan 07.03.2003 tarih 1998.... E.K. sayılı hükmün tavzihen düzeltilmesine yöneliktir. 6100 Sayılı HMK'nun 305.maddesinde hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt uyanması yahut birbirine aykırı hükümler içermesi halinde hükmün icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin tavzih talep edebileceği, ancak tavzih kararı ile hükümde taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. Kural olarak öğreti ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre tavzih isim, sıfat, şöhret ve basit daktilo ya da bilgisayar hatalarına yönelik yanılgıların hükmün özünü ve sözünü değiştirmeksizin düzeltilmesine ilişkin usulü bir istemden ibaret olduğu gibi tavzih ancak hüküm icra edilinceye kadar istenebilir. Dilekçe içeriği, davalıların bu yoldaki iddiası ve dosya kapsamına göre isteğin kabulü halinde hükmün özünü oluşturan pay dağılımının değişeceği kuşkusuz olduğu gibi tavzihi istenilen hükmün tapu sicilinde icra edildiği ve oluşturulan hüküm gibi tapu sicilinde tescil işleminin yapılarak taşınmazın 23.08.2005 tarihinde tapu siciline kayıt ile hükmün infazının yapıldığı anlaşılmıştır. Şüphesiz tarafların açıkta kalan paylar yönüyle Genel Mahkemelerde dava açma hakları saklıdır. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... ve paydaşları ile davalı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 34,90 TL harcın davalı ... ve paydaşları ile davalı ...'dan ayrı ayrı alınmasına, 12.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.