(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 13 parsel sayılı 474,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalı V. K. adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 101 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan taşınmazlardan olmadığı, davacının tutunduğu tapu kaydı ve haritaları ile toprak tevzi komisyonunca hazırlanan belirtmelik tutanakları ile haritalarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, taşınmaz üzerinde tespit tarihinde davalı Veysel Kardaş yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece davacının tutunduğu tapu kaydı ve haritaları ile toprak tevzi komisyonunca hazırlanan belirtmelik tutanakları ile haritalarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı gerekçe olarak gösterilmiş ise de davacı Hazine'den hangi tapu kaydına dayandığı, tarih ve sayısı kendisinden sorulmak suretiyle belirlenmemiş, bundan ayrı olarak temyiz incelemesi Dairemiz tarafından aynı gün yapılan 2008/363, 333 ve 201 Esas sayılı dava dosyalarında bulunduğu belirlenen tevzi haritaları dosyaya getirtilerek yapılan keşif sırasında yerine uygulanmamıştır. Ayrıca tevzii komisyonunca oluşturulan haritaların uygulanmasına ilişkin uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı Hazine'ye tutunduğu tapu kaydı ya da kayıtların tarih ve sayısını bildirmek üzere gerektiğinde kesin süre verilerek davacı dayanakları belirlenmeli, davacının tutunduğu kayıt ve belgelerin tarih ve sayısını bildirmesi halinde dayanak tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 63 Nolu toprak komisyonu tarafından yapılan tevzi haritaları ve buna dair belirtmelik tutanakları ile diğer bilgi ve belgeler bulunduğu yerden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile tevzi haritasının ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın davacının tutunduğu tapu kaydı ile tevzi haritası kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, taşınmazın tutunulan tapu kaydı veya tevzi haritası kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, davalı yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy