Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava tapuda kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Dava konusu 111 ada 237 parsel sayılı taşınmaz ve üzerinde bulunan eldeki davaya da konu olan 3 katlı ev hakkında davacı ... dışında diğer taraflar arasında Kadastro Mahkemesinin 2001/3 Esas, 2003/1 Karar sayılı dosyası ile dava görüldüğü, temyiz incelemesi sonucunda hükmün onandığı, karar düzeltme istemi sonucunda, 3 katlı binanın kök muristen kaldığı kabul edilerek beyanlar hanesinde söz konusu evin 1/2 şer paylı olarak Ali Osman ve ...'a ait olduğu gösterilmesine dair hükmün, hüküm yerinden çıkartılarak onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kadastro Mahkemesinin ilamının kesinleşmesinden sonra eldeki davanın davacıları tarafından davalılara karşı dava konusu 3 katlı binanın zemin ve zemin üstü 1. katının davacı ...'a, zemin üstü 2. katın davacı ...'e ait olduğunun tespiti ile bu hususun beyanlar hanesinde gösterilmesi için Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2005/... Esas ve 2007/.. Karar sayılı davayı açtıkları, mahkemece Kadastro Mahkemesi dosyasının taraflar arasında kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın 20.04.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, dava konusu taşınmazın yukarıda bahsedilen Kadastro Mahkemesinin ilamı neticesinde davacı ...
.../..
Eksilmez dışındaki diğer taraflar adına tapuya tescil edildiği ve tapu malikleri arasında Sulh Hukuk mahkemesinde görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğu belirlenmiştir.
Eldeki davada da davacılar tarafından taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı binanın zemin ve zemin üstü 1. katının davacı ...'a, zemin üstü 2. katın davacı ...'e ait olduğunun tespiti ile bu hususun beyanlar hanesinde gösterilmesi için dava açtıkları mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Oysa ki; taraflar arasında görülen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/... Esas ve 2007/... Karar sayılı dava dosyasının kesin hüküm oluşturduğu tartışmasızdır.
Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Öte yandan kesin hüküm taraflarını, varsa akdi ya da irsi haleflerini bağlar. Aynı konuda aynı taraflar arasında ve aynı hukuksal nedenlere dayanılarak kesin hükmün varlığının belirlenmesi halinde daha sonra aynı konuda ve aynı taraflar arasında aynı hukuksal nedenlere dayanılarak açılan sonraki günlü uyuşmazlıkların (davaların) önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur.
Hal böyle olunca; mahkemece davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, davacı ...'in taşınmazda paydaş olmadığı, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi dahi isabetsiz, davalı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 01.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy