(4721 S. K. m. 698, 699)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de dava koşulunun araştırılması yönünden toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Toplanan delillerden dava konusu muhdesatların üzerinde yer aldığı taşınmazlar hakkında, Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/540 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen ortaklığın giderilmesi davasının 29.12.2008 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda elde edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunması gerekir. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında bu tür davalar yönünden eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur ve davanın her aşamasında mevcut olması gerekir.
Somut olayda ortaklığın giderilmesi davasının açılmamış sayılması kararının kesinleşmesi halinde, davacı tarafın tespit davası açmakta başlangıçta var olan hukuksal yararının ortadan kalkacağı ve bu durumda davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verileceği gözetildiğinde davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için açılmamış sayılma kararının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, bu olgu mahkemece araştırılmamıştır. Dava koşulu olduğu kuşkusuz olan hukuki yararın, taraflarca öne sürülmese bile mahkemece ve temyiz aşamasında Yargıtay'ca kendiliğinden (re'sen) dikkate alınacağı tartışmasızdır.
Sonuç: Hal böyle olunca; taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davası sonunda verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak dava şartının varlığı duraksamasız belirlenmesi gerekirken bu olgu gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile, yeniden yargılama yapılmak ve yeni bir hüküm verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de davacı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin ödenen harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 25.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy