(1086 S. K. m. 94)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafça istenilmekle, temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: 1- İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, Dairemizin bozma kararı çerçevesinde işlem yapıldığının ve hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de göz önünde bulundurulduğunun anlaşılmasına ve davacı taraf lehine nispi avukatlık ücreti hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılardan A. Ç.'nin hükmün esasına ve sair yönlere ilişen temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı A.Ç.'nin aleyhine hükmedilen avukatlık ücretinin miktarına, yararına hükmedilmeyen avukatlık ücreti ile harç ve yargılama giderine, diğer davalıların ise harç, yargılama gideri ile avukatlık ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bozma kararına uyulmuştur, kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar.
Önceki günlü bozma kararında; dava konusu muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gereğine değinilmiştir. O halde bozma ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ayrıca davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf yararına da avukatlık ücretine (somut olayda tarifeler üzerinden maktu belirlenecek) hükmedilmesi ve davanın kabul ve reddi oranına göre de yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması gerektiği tartışmasızdır.
Öte yandan; muhdesat aidiyeti tespiti davalarında dava konusu taşınmazda davacı tarafın da paydaş olduğu gözetildiğinde yargılama sonunda hükmedilecek karar ve ilam harcı ile avukatlık ücretinin taşınmazdaki davalı taraf payına isabet eden muhdesat değeri üzerinden belirlenmesi gerekir.
Hemen belirtmek gerekir ki, 1086 sayılı HMUK'nun 94/2.maddesi uyarınca; davalı, açılan davayı ilk celsede kabul eder ve davanın açılmasına da sebebiyet vermemiş ise yargılama giderinden sorumlu tutulamaz.
Somut olaya gelince; davacı tarafın tapuya kayıtlı taşınmaz üzerindeki muhdesatı kendisinin meydana getirdiğini öne sürerek mülkiyetinin ve aidiyetinin tespiti istemiyle görülen davayı açtığı ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı A. Ç.'den tahsilini istediği, temyiz aşamasında dosya içerisine getirtilen ortaklığın giderilmesi dava dosyası içeriği ile de A. Ç. dışındaki davalıların görülen davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri anlaşılmaktadır.
Şu halde; davanın bozma ilamı doğrultusunda kısmen kabul edilmesi gerektiği ve davalılar H. B. ve F. Ş.'in davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri ve taşınmazda davacı tarafın da paydaş olduğu gözetildiğinde, reddedilen mülkiyet tespiti istemi yönünden yargılamada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı A. Ç. yararına da maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi, yine adı geçen davalı yönünden davanın kabul ve reddi oranında yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması ve varsa bu davalı yönünden yapılan yargılama giderinin aynı şekilde davacıdan tahsiline karar verilmesi, adı geçen davalı aleyhine hükmedilecek harç ve avukatlık ücretinin de taşınmazdaki davalı payına isabet eden muhdesat değeri üzerinden belirlenmesi, davalılar H. B. ve F. Ş. 'in ise davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri ve onlar yönünden yargılama gideri talebi de bulunmadığı dikkate alınarak adı geçen davalıların harç, yargılama gideri ve yargılama giderinden sayılan avukatlık ücreti ile sorumlu tutulmamaları gerekir.
Hal böyle olunca; mahkemece bozmaya uyulduğu halde hükmün oluşturulmasında ve harç ile yargılama giderlerinin belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalıların temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan A.Ç.'nin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine ayrı ayrı iadesine, 05.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy