Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 58 parsel sayılı 63000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... mirasçıları ve ... mirasçıları adına tesbit edilmiştir. Davacı ...dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 58 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 02.06.2011 havale tarihli rapor ve eki haritada (B) harfi ile işaretli 56000 m2 yüzölçümündeki bölümün mera vasfı ile sınırlandırılmak suretiyle özel siciline yazılmasına, aynı rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 7000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün ise kadastro tespitinde belirlenen tespit maliklerinin tespitte belirtilen oranda adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyiz konusu 58 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 02.06.2011 havale tarihli rapor ve eki haritada (B) harfi ile işaretli 56000 m2 yüzölçümündeki bölümü ile sınırlarını oluşturan dava ve temyize konu olmayan taşınmaz bölümü arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınır yeri bulunmadığı, davalı tarafın tutunduğu ve tespite esas alınan 1937 tarih 44 tahrir sayılı vergi kaydında tarif edilen sınır yerleri dikkate alındığında, vergi kaydının batı sınırını mera okuduğu ve dava konusu taşınmazın batı sınırında ve kısmen kuzey sınırında 170 parsel sayılı mera taşınmazı bulunduğu, hal böyle olunca vergi kaydının değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı ./..2012/....kayıtlardan olduğu, kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümüyle belirlenmesinin zorunlu olduğu, vergi kayıt miktar fazlasının ise meradan kazanıldığının kabulü gerektiği, meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığı hususları dikkate alındığında mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ...'ün sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Dava konusu 58 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 02.06.2011 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 7000 m2 yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde kadastro tespitinde belirlenen tespit maliklerinin tespitte belirtilen oranda adlarına tapuya kayıt ve tesciline hükmü kurulmaması isabetsiz, davalı ...'ün temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün 2. bendinin 4. ve 5. satırında yazılı "...kadastro tespitinde belirlenen tespit maliklerinin tespitte belirtilen oranda adlarına tapuya kayıt ve tesciline," sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına; yerine "tespit gibi tapuya tesciline " sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 11.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
ZK
Full & Egal Universal Law Academy