Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 13.11.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden asil ... ve vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Dava elektrik kullanımı nedeniyle ödenmesi istenen fatura bedeli miktarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Çözümü ancak özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir. Hakim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse bilirkişiden ek rapor alabileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması için yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi halinde, itirazların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi de özel ve teknik bir bilgiyi gerektireceğinden hakim itirazı kendisi değerlendiremez ve ek rapor almadan veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan hüküm veremez.
Somut olaya gelince; hükme esas alınan bilirkişi heyet raporuna karşı davacı tarafın itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekten kaçak elektrik tüketimi halinde 622 sayılı EPDK Kurul Kararı’nın Tüketim Miktarı Hesaplama başlıklı ilgili maddesi uyarınca tüm müşteriler (aboneler) için öncelikle ihtilafsız dönemlerdeki tüketim değerini doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerlerinin hesaplamaya esas alınacağı, kaçak kullanım bulunmayıp sayacın doğru tüketim kaydetmemesi halinde ise Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 20. maddesinde öngörülen esaslar doğrultusunda işlem yapılacağı açıklanmış bulunmaktadır. Şu halde günlük tüketim miktarının ve buna bağlı olarak davaya konu ilave tüketim hesabı yapılıp yapılamayacağının belirlenebilmesi için tesisatın kurulu olduğu yere ait (tutanak tarihinden önceki ve sonraki) tüketim endekslerinin incelenmesi önem arzetmektedir.
Ne var ki, mahkemece davacı tarafın bu yöne ilişen itirazı karşılanmadan, açık bir anlatımla aynı bilirkişi kurulundan ek ya da farklı bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınmadan karar verilmiştir. Daha önce alınan bilirkişi raporunun ikinci raporla açıkça çeliştiği ve o raporun da heyet görüşüne ilişkin olduğu gözetildiğinde raporların birbirlerine üstünlüğünden söz edilemeyeceği gibi, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden, birbiri ile çelişkili raporlardan biri veya diğeri benimsenerek eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
Hal böyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak dosya konusunda uzman yeni bir bilirkişi kuruluna verilerek davacı tarafın itirazlarını da karşılar şekilde bilirkişiden yeterli ve denetime açık rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf yararına taktir ve tespit olunan 900,00 TL avukatlık ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 20.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy