Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir. mahkemece istem reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, ...'in ..... İlçesinde beyaz eşya servis işletmeciliği yaptığını, basiretli bir tacir olup yirmi yıllık ticari hayatında hiç bir icra işlemi ile karşılaşmadığını, işi gereği kredi çekmek üzere ..... .... Bankası Şubesine başvurduğunda T.C. ....... Bankası kayıtlarında yapılan sorgulamada hakkında davalı ... tarafından bildirilmiş "Ödenmemiş 50.000 TL bedelli protesto edilmiş senet" gözükmesi nedeniyle kredi alamadığını, davalının söz konusu senetteki borçlunun herhangi bir kimlik bilgisini almadan, bu konudaki gerekli özeni göstermeden T.C. .... Bankası kayıtlarına bidirimde bulunması nedeniyle olayla ilgisi olmayan davacının kredi alamamasına, mağdur olmasına, tüm banka kuruluşları nezdinde kredi alamayan vatandaş durumuna düşmesine ve ticari itibarının zedelenmesine neden olduğunu bildirerek manevi tazminat istemiştir.
Davalı cevabında, davalı bankanın ............... Şubesi müşterilerinden ...'in borçlusu ... olan bononun tahsil amacıyla protesto edilmesi için bankaya vermesi üzerine senedin protesto edilip müşteriye iade edildiğini, görevi gereği protesto edilen senedin muhatabını da T.C. .... Bankasına bildirdiğini, hukuken yapması gerekeni yaptığını, senet metninde bulunduğu kadar bilgilerin sisteme girişini yaptığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı bankanın dava dışı ...'in sunmuş olduğu senedi tahsil amacıyla protesto ettiği, bu nedenle .... Bankası kayıtlarında davacının isminin bulunduğu, davalı bankanın hukuka aykırı bir işlemi bulunmadığı gibi davacının manevi zarara uğramasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, protestolu senedi davalı bankaya sunan ... davacı tanığı olarak dinlenmiş ve davacıyı tanımadığını bildirmiştir. Yine davalı yana savunmayı destekler şekilde hiçbir delil sunulmadığı gibi portesto edilen senedin örneği dahi ibraz edilmemiş, dolayısıyla senetteki muhatabın kimliği konusunda gerekli özeni gösterdiğini davalı ispatlayamamıştır.
Davalı yan, yaptığı iş gereği Bankacılık Mevzuatı ve verilen hizmetin gerektirdiği şekilde kendisine protesto için getirilen senetlerin muhataplarının kimliği konusunda gerekli bilgiyi toplamalı ve buna göre T.C. .... Bankası kayıtlarına bildirimde bulunmalıdır. Aksi halde, sadece isim ve soyisim üzerinden bildirimde bulunulması isim benzerliği olup da senetle ilgisi olmayan kişilerin mağduriyetine yol açacaktır.
Somut olaya gelince; protesto edilen senedin muhatabı olduğu davalı yanca ispatlanmayan davacının kredi alamayan kişi konumuna düştüğü, bu durumun B.K.'nun 49. maddesi anlamında sosyal ve ticari anlamda kişilik değerlerinde zedelenmeye yol açtığı kabul edilmeli ve uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmelidir. Mahkemenin bu yönü gözetmeden verdiği karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 24.01.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı banka şubesi tarafından isminin protestolu senet borçlusu gösterilerek .... Bankasına bildirildiğini, bu nedenle bankalardan kredi çekemediğini, ticari itibarının zedelendiğini belirterek manevi tazminat istemiştir.
Davalı banka savunmasında görevi gereği protestolu senet borçlusunu T.C. .... Bankasına bildirdiğini, senet metninde yer alan bilgilerin sisteme girildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı bankanın senet metninde yeralan borçlu bilgilerini tam olarak bildirme dışında, borçlunun senet metninde yer almayan kimlik bilgilerini de araştırma yükümlülüğü yoktur.
Kaldı ki bu konuda bir yetkisi de yoktur.
Borçlunun senet metninde yeralmayan kimlik bilgilerini araştırma yükümlülüğü olmadığına göre kurulan mahkeme hükmü doğrudur.
Bunun dışında davacının protestolu senet borçlusu olduğu bilgisi sadece kayıtlarda yer almıştır. Aleniyete kavuşmuş değildir. Bu bilgi sadece ilgili kişi ve kurumların müracaatına açıktır. Aleniyet söz konusu olmadığına göre manevi zararın oluştuğundan da söz edilemez.
Bu düşünceler ile yerel mahkeme hükmünün doğru olduğu ve onanması gerektiği kanısında olduğumdan aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy