Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ....... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacak bakımından istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
İ.İ.K.'nun 72. maddesi uyarınca, icra takibine itiraz etmemiş veya itirazın kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde istirdat isteminde bulunabilir. Yine B.K.'nun 62. maddesi uyarınca, borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse hataen kendisini borçlu zannederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemez. Bu kapsamda istirdat talebinde bulunulabilmesi için, ödeme tarihinden itibaren bir sene geçmemiş olması ve söz konusu paranın icra tehditi altında ödemek zorunda kalınması ya da kendisini borçlu zannederek hataen ödediğinin ispat edilmesi gerekir.
Somut olaya gelince, istirdat talebine konu kaçak elektrik tahakkuk bedeli taksitlendirilmek suretiyle son taksiti 31.07.2006 tarihinde ödenmiştir. Davacı istirdat davasını ise İ.İ.K.'nun 72. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 01.11.2007 tarihinde açmış olup, davalı taraf hakdüşürücü sürenin geçtiği yönünde itirazda bulunmuştur. İstirdat davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Kaldı ki, dosya içerisinde mevcut 01.03.2005 tarihli taksitlendirme protokolü davacı tarafça icra takibinden önce imzalanmış ve kaçak tahakkukunun 300,00 TL kısmı peşin ödenmiş olup, taksitlendirme protokolü
uyarınca taksitler süresinde ödenmediği için protokolde belirtilen miktar üzerinden icra takibine başlanmıştır. Davacı kaçak tahakkukunun kalan kısmını icra takibi sonrasında haricen ödemiştir. Anılan taksitlendirme protokolü ve ödeme makbuzları içeriğinde, ödemenin zorunlu olarak yapıldığı ya da ihtirazi kayıtla ödendiğine ilişkin bir ibare bulunmamaktadır. Buna göre davacının talebi İ.İ.K.'nun 72. ve BK.'nun 62. maddesi kapsamında değerlendirilemez. Dava konusu ödeme rızai bir ödeme olup, söz konusu borcun kabul edildiği anlamında olduğu için, davacının davasının bu nedenle de reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmiş olması dahi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 28.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy