Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 105 ada 34, 41, 47, 52 ve 117 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 430,57 m2, 1060,92 m2, 1536,71 m2, 721,97 m2 ve 8358,78 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar vakıf senedi kapsamında olduğu gerekçesiyle davalı ... adına tespit edilmiştir. İtirazı Komisyonca reddedilen davacı ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava konusu 105 ada 34, 41, 52 ve 117 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine, dava konusu olmadığı anlaşılan 105 ada 47 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının geri çevrilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle bir kısım parseller hakkında açılan davanın reddine, dava konusu olmadığı gerekçesiyle 105 ada 47 parsel sayılı taşınmazın tutanağının geri çevrilmesine karar verilmiş
ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Olayları anlatmak, ileri sürdüğü vakıalarla ilgili delilleri ileri sürmek taraflara, hukuki tavsif ise hakime aittir.
Somut olaya gelince, davacı taraf dava dilekçesinde davaya konu taşınmazların atalarından kendilerine intikal ettiğini öne sürerek miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Davacı tarafın vekili ise bir kısım vekil edenleri ile miras .../.bırakanlarının taşınmazların bulunduğu köyde nüfusta kayıtlı bulunan isimleri ile değil halk arasında kullanılan ancak resmi olmayan isimlerle bilindiğini açıklamıştır. Bir kısım davacıların veya onların miras bırakanlarının nüfusta yazılı isimlerinden başka isimlerle bilinmeleri ancak nüfusta kayıtlı isimlerine uygun düzenlenen vekaletnamelerle dava açmaları nedeniyle davacıların dava açmakta aktif dava ehliyetinin bulunacağı kuşkusuzdur.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak taraflardan iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek işin esası hakkında sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yasal dayanağı bulunmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ... ve arkadaşlarına iadesine, 11.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy