Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 109 ada 20, aynı ada 22 ve 54 parsel sayılı sırası ile 5847,54 m2, 5605,29 m2 ve 2854,20 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tarla niteliği ile davalı ... Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı hazine, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 109 ada 20, aynı ada 22 ve 54 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde davalı ... Tüzel Kişiliği yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, taraflar yargılamada bir kayıt ve belgeye dayanmadıklarından uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle komşu parsellerin tümünün tutanak örnekleri ve varsa dayanağı kayıtlar getirtilmeli, yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler, tarafların gösterecekleri tanıklar ile uzman ziraatçı bilirkişi, ./...mahkemece re'sen seçilecek konusunda uzman bir fotoğrafçı hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava ve temyize konu taşınmazlar mahkeme heyetiyle birlikte gezilip görülmeli ve gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, bilirkişi ve tanıkların beyanları komşu kayıtlarla denetlenmeli, özellikle taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taşınmazda taş ya da toprak unsurundan hangisinin galip olduğu duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmazın dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi de yapılmalı, bu olgular da keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, mahkeme heyeti ve uzman bilirkişi kurulu hazır olduğu halde taşınmazın fiziksel yapısını göstermeye elverişli gününü, ayını ve yılını gösterecek şekilde fotoğrafı çekilmeli, fotoğraf bizzat keşifte hazır bulunan hakim tarafından da çekildiği gün, ay ve yılı gösterecek biçimde onaylanmalı, tespitte saptanan hukuki olgular ile keşifteki olguların çelişmesi halinde tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, zilyetliğin başlangıcı, süresi ve sürdürülüş biçimi sorulup saptanmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçı bilirkişiden ise mahkeme gözlemini aynen yansıtmaya elverişli, ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14, 17 ve 18.maddesi hükümleri eşliğinde sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy