Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 170 ada 37, 169 ada 68, 70, 176 ada 28, 243 ada 131 ve 132 parsel sayılı sırasıyla 7918,34 m2, 2198,76 m2, 1833,15 m2, 10804,45 m2, 10380,30 m2 ve 4796,75 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 170 ada 37, 169 ada 68, 70, 176 ada 28 ve 243 ada 131 parsel sayılı taşınmazlar ham toprak niteliği ile 243 ada 132 parsel sayılı taşınmaz ise tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece özetle “verilen kesin önelin yöntemine uygun olmadığı“ noktasına değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu 170 ada 37, 176 ada 28, 243 ada 131, 243 ada 132, 169 ada 68 ve 70 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu taşınmazlar üzerinde tespit gününde yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini davacı tarafın kanıtlayamadığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 3,15 TL harcın davacı ...'den alınmasına, 15.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy