Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün,Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan BEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere,mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de göz önünde bulundurulmasına, daha önce temyiz itirazı olarak öne sürülen ancak yerinde görülmediği için reddedilen hususların kesinleşmiş sayılmasına, kesinleşmiş konuların yeniden temyize getirilmesinin mümkün bulunmamasına göre davalılardan ... Genel Müdürlüğünün aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Adı geçen davalının hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; yargılamada sağlıklı bir sonuca ulaşılması için özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda görüşüne başvurulan bilirkişilerin yargı denetimi konumunda bulunmayıp, görevlerinin mahkemelerce kendilerinden istenilen hususlarda rapor düzenlemekle sınırlı olduğu, bilirkişi görüşünün de hakimi bağlamadığı ve serbestçe takdir edileceği gibi hakimin takdirinin ve yargısının da Yargıtay tarafından denetleneceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince;bozma doğrultusunda yapılan yargılama sırasında davacı idare tarafından dosyaya hasarın giderilmesi için üçüncü kişilere ödeme yapıldığına ilişkin sözleşme ve ödeme belgeleri sunulmadığı,bu yöndeki beyan ve açıklamaların ancak bozma ilamına karşı karar düzeltme sebebi olarak ileri sürülebilecek hususlara ilişkin olduğu bu yönüyle de hiç bir delil niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda (bozma kararında istenilen hususlar yönünden davacı tarafça delil gösterilmediği halde) bu kez farklı ve subjektif değerlendirmeler ile hesaplama yapıldığı,mahkemece de bu yöndeki bilirkişi görüşü benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.Dosyada toplanan delillere aykırı şekilde düzenlenen bilirkişi raporuna değer verilmek suretiyle karar verilemez.
Hal böyle olunca;dosya yeniden farklı bir bilirkişiye verilerek hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda rapor alınmalı,davacının davalı taraftan istemekte haklı olduğu gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalılardan ... Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA peşin ödenen harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.