Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 112 ada 15 parsel sayılı 3.375,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına; aynı sebebe dayanılarak, 112 ada 25 parsel sayılı 8.989,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine 1936 yılı umumi tahrir kayıtlarına dayanarak taşınmazların kanunları uyarınca devlete kalan taşınmazlardan olduğunu, bu nedenle zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığını öne sürerek ayrı ayrı dava açmıştır. Dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 112 ada 15 ve 112 ada 25 parsel sayılı taşınmazların kanunları uyarınca devlete kalan taşınmazlardan olduğu davacı Hazine tarafından ispatlanamadığı gibi 112 ada 15 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine esas alınan ve davalı tarafın tutunduğu 10.2.1988 tarih ve 3 sayılı tapu kaydının, 112 ada 25 parsel sayılı taşınmazın ise kadastro tespitine esas alınan ve davalı tarafın tutunduğu 16.4.1966 tarih ve 13 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 12.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy