Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de HUMK 438/1.maddesinde öngörülen duruşma istenebilecek hallerle ilgili olmadığından duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafından delil olarak ileri sürülen mirasçılık belgesindeki murisin Resul oğlu İbrahim olduğu, iptali istenen mirasçılık belgesindeki murisin isminin ise İbrahim olarak geçtiği, adı geçenlerin aynı kişiler olup olmadığının anlaşılamadığı, üstelik davacılar tarafından yalnızca iptal istendiği, mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin düzenlenmesi gerekeceği, davacılar tarafından yenisinin düzenlenmesinin istenmediği gibi yeni mirasçıların kimler olacağına dair delil bulunmadığı gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi hüküm gerekçesi de yerleşik uygulamalara da uygun değildir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmünde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re’sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir. ./..Somut olaya gelince, davacılar ... ve arkadaşları, 142, 158, 163, 174, 1221, 1231 ve 1224 parsel sayılı taşınmazların 1/5 payının muris İbrahim adına kayıtlı olduğu, İbrahim'in bekar ve çocuksuz öldüğü, mirasının kardeşi Evlo'ya kaldığı iddasıyla davalılar tarafından alınan .... 12. Sulh Hukuk Mahkemesine ait 1998/.... E.K. Sayılı mirasçılık belgesi ile muris İbrahim'in payını kendi adlarına intikal yaptırdıklarını, delil olarak sundukları Erciş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/456 E. 2006/151 K. sayılı mirasçılık belgesine göre ise muris İbrahim'in çocuklu olarak öldüğü ve kendilerinin de mirasçı olduklarının belirlendiğini öne sürerek ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesine ait 1998/.... E.K. Sayılı mirasçılık belgesinin iptalini istemişlerdir.
Mahkemece, gerek iptali istenen gerekse davacılar tarafından delil olarak öne sürülen mirasçılık belgelerine ait dava dosyalarının, murisler adına tapulu olduğu bildirilen taşınmazlara ait tapu kayıtları ile tespitlerine esas alınan kayıt ve belgelerin getirtilmediği anlaşılmaktadır. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Diğer yandan, davacılar tarafından önceki günlü mirasçılık belgesinin iptalinin istenmesi halinde, aynı zamanda yenisinin verilmesi isteminin şart olmadığı gibi mahkemece de talep olmadan yeni bir mirasçılık belgesinin düzenlenmesi de hukuken mümkün değildir.
O halde, öncelikle mahkemece iptali istenen ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesine ait 1998/... E.K. ve davacılar tarafından delil olarak sunulan Erciş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/... E. 2006/... K. Sayılı dava dosyaları ile muris adına kayıtlı olduğu bildirilen taşınmazların tapu kayıtları ile varsa tespitlerine esas alınan tapu ve vergi kayıtlarının getirtilerek incelenmeli, mirasçılığın her türlü delille kanıtlanabileceği düşünülmeli, tapu kayıt maliki İbrahim ile davacılar arasında ırsi bağ olup olmadığı tespit edilmeli, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Hal böyle olunca; eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacıların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine, 5.2.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy